Serbest meslek faaliyetinden dolayı ayrı gelir vergisi mükellefiyeti bulunan ortakların, gelir vergisi iade alacaklarının adi ortaklığın kdv borçlarına mahsup edilebileceği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2003/1740 K. 2005/1371 T. 23.6.2005 KDV MAHSUBU SERBEST MESLEK FAALİYETİNDEN DOLAYI AYRI GELİR VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ BULUNAN ORTAKLARIN, GELİR VERGİSİ İADE ALACAKLARININ ADİ ORTAKLIĞIN KDV BORÇLARINA MAHSUP EDİLEBİLECEĞİ HK. 3065/md. 44 Temyiz İsteminde Bulunan: .... - ..... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Serbest meslek faaliyetinden dolayı ayrı gelir vergisi mükellefiyeti bulunan davacıların, kendilerine iadesi gereken gelir vergisi alacaklarının, yine davacılara ait adi ortaklığın katma değer vergisi borçlarına mahsubu talebinin reddine ilişkin işlemlerle, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 121'inci maddesi uyarınca, mahsup işleminin, iade hakkı bulunan mükellefin kendi vergi borçlarına yapılabileceği; dolayısıyla, ayrı bir vergi mükellefiyet kaydı bulunan adi ortaklığın vergi borçlarına mahsubunun mümkün olamayacağı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 20.5.2003 gün ve E: 2002/830; K: 2003/526 sayılı kararının; ödeme emirlerinin, mahsup talebinin reddine ilişkin işlemden önce tebliğ edilmiş olması nedeniyle hiç düzenlenmemiş sayılması icap ettiği; ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın borçlarından dolayı tüm ortakların sorumlu olması nedeniyle de mahsup talebinin reddinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 44'üncü maddesinde; adi ortaklığın vergilerinin ödenmesinden, müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağının hükme bağlanmış olması karşısında, ortakların, kişisel gelir vergisi iade alacaklarının adi ortaklığın vergi borçlarına mahsubunu istemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yönde yazılı gerekçe ile verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu; serbest meslek faaliyetinden dolayı ayrı gelir vergisi mükellefiyeti bulunan davacılar tarafından, kendilerine iadesi gereken gelir vergisi iade alacaklarının, yine davacılara ait adi ortaklığın katma değer vergisi borçlarına mahsubu talebinin reddine dair işlemlerle, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden...