Mahsup işlemi, iade hakkı bulunan mükelleflerin kendi vergi borçlarına yapılabileceğinden, ayrı mükellefiyet kaydı bulunan adi ortaklığın vergi borcuna mahsubunun mümkün olmayacağı hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/135 K. 2004/529 T. 18.3.2004 MAHSUP İŞLEMİ ADİ ORTAKLIĞIN VERGİ BORCU MAHSUP İŞLEMİ, İADE HAKKI BULUNAN MÜKELLEFLERİN KENDİ VERGİ BORÇLARINA YAPILABİLECEĞİNDEN, AYRI MÜKELLEFİYET KAYDI BULUNAN ADİ ORTAKLIĞIN VERGİ BORCUNA MAHSUBUNUN MÜMKÜN OLMAYACAĞI HAKKINDA. 193/md. 121 İstemin Özeti: Davacının 2000 yılına ilişkin olarak verdiği gelir vergisi beyannamesinde kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan iadesi gereken tutarın ortağı olduğu adi ortaklığın vergi borçlarına mahsubu talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; Gelir Vergisi Kanunu'nun 121. maddesinde yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu Kanun'a göre kesilmiş bulunan vergilerin beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edileceğinin belirtildiği, davacının serbest meslek faaliyeti ile ilgili olarak verdiği gelir vergisi beyannamesinde kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan ve iadesi gereken alacağın, aynı vergi dairesinin mükellefi olan ve ortağı bulunduğu adi ortaklığın vergi borçlarına mahsubunu talep etmişse de, yasal düzenlemeye göre mahsup işlemi iade hakkı bulunan mükelleflerin kendi vergi borçlarına yapılabileceğinden ayrı mükellefiyet kaydı bulunan adi ortaklığın vergi borcuna mahsubunun mümkün olmayacağı, davalı idare işleminin yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, iadesi gereken alacağı bulunduğunu, bu alacağın ortağı olduğu adi ortaklığın vergi borcuna mahsup edilmesinde yasal bir engel bulunmadığını ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, 18.03.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi. AZLIK OYU: Dosyanın incelenmesinden davacının adi ortaklık şeklinde yürüttüğü faaliyetini yıl ortasında bitirdiği, ancak yine bir başka adi ortaklık şeklinde faaliyetine devam ettiği, 2000 yılı için adi ortaklıklardan dolayı verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesine göre idareden vergi alacağı bulunduğu ve bu hususta idare ile arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davacının bu vergi alacağının, adi ortaklık şeklinde yürüttüğü ortaklığın vergi borçlarına mahsubunun yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Yürürlükteki mevzuatımıza göre adi ortaklık şeklinde yürütülen faaliyetlerde ortaklar gelir vergisi beyannamelerini kendi adlarına verecekler, ancak ortaklığın vermesi gereken katma değer vergisi beyannamesi ile muhtasar beyannameleri ortaklık adına düzenleyeceklerdir. Bunun gibi herhangi bir cezaya muhatap olurlarsa bu cezalar da ortaklık adına kesilecektir. Ortaklık adına tahakkuk edecek vergiler ve kesilecek cezalardan ise müştereken sorumlu olacaklardır. Bu nedenle ortaklığın ödeyeceği bu vergiler de...