Bayındırlık ve iskan bakanlığının, vergi dairesi konumunda olmaması, işlemin de vergi kanunlarınca tanınan kamu gücünün kullanılmasıyla tesis edilmemiş bulunması karşısında, adli yargı yerinde açılacak alacak davası öncesi, davalı kurumun özel hukuk alanına giren girişiminden ibaret bulunan işlemin, idari davaya konu edilebilecek nitelikte vergilendirme işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığı hakkında.
7. Daire 2003/1095 E. , 2005/3396 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2003/1095 Karar No : 2005/3396
Temyiz İsteminde Bulunan: Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Karşı Taraf : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Vekilleri : Av. ...-Av. ... İstemin Özeti : Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürütülen ... konutları Projesi Kapsamında davacı Şirketçe üstlenilen konut inşaatlarına ilişkin hakediş ödemelerinden kesilen ve daha sonra davacı Şirkete iade edilen damga vergisinin faizi ile birlikte istenmesine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı işlemini; Vergi Usul Kanununun 4'üncü maddesi uyarınca, mükellefin tespiti, verginin tarhı, tahakkuku ve tahsili gibi işlemleri gerçekleştirmenin vergi dairelerine verilen bir yetki olduğu, Yasadan kaynaklanan bu yetkinin bir başka kamu kurumunca kullanılmasının mümkün olmadığı; olayda ise vergi dairesinin yetki alanında bulunan bu işlemlerin davalı idarece gerçekleştirildiği, bu itibarla tesis edilen işlemde yetkisizlik nedeniyle isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve ...; K:... sayılı kararının; Maliye Bakanlığının hakediş ödemelerinden damga vergisi kesilmesi gerektiği yolundaki görüşüne dayanılarak tesis edilen işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Olayda; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ...İnşaat Genel Koordinatörlüğü, 26.2.2000 gün ve 2002/210 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuş olup; kalıcı konut ödemelerinin kendileri tarafından yapılacak olması nedeniyle müteahhitlerin hakediş ödemelerinden kesilen damga vergilerini beyan edip ödemek üzere mükellefiyet kaydı tesis ettirmiş ve 488 sayılı Damga vergisi Kanununun 24'üncü maddesi hükmü uyarınca, ileride doğması olası sorumluluğunu gidermek amacıyla hakediş ödemelerine ilişkin damga vergisini davacı Şirketin istihkakından kesinti suretiyle tahsil ederek, kendi adına ve ihtirazı kayıt koymaksızın ödenmiş; daha sonra bu vergiyi davacı Şirkete iade etmiş, ancak, Maliye Bakanlığının söz konusu ödemenin damga vergisine tabi olduğu yolundaki görüşü doğrultusunda, iade ettiği tutarın tahsili amacıyla dava konusu işlemi tesis etmiştir. Davaya konu edilen işlemi tesis eden Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, sorumlusu olduğu damga vergisini davacı şirketten tahsil ederek , kendi adına beyan etmiş ve ödemiştir. Daha sonra tahsil ettiği tutarı iade etmiş, ancak iadenin hataen yapıldığı düşüncesiyle davacı Şirketten, dava konusu işlemle geri istemiştir. Bu işlemle istenilen tutar damga vergisi miktarı kadar olmakla birlikte, anılan idare Vergi Usul Kanununun 4'üncü maddesinde düzenlenen şekilde vergi dairesi konumunda olmadığı gibi, tesis edilen işlemde de davalı idarece yapılan ödeme nedeniyle haksız zenginleştiği iddia edilen davacı Şirketten bu tutarın istenmesine dair bir yazı olup; bu yazının bir kamu kurumu tara...