Bir kamu alacağının ödeme emri ile takip edilebilmesi için tarh ve tahakkuk aşamalarından geçtikten sonra ya dava açılmayarak ya da açılan davanın olumsuz sonuçlanması suretiyle kesinleşerek cebren tahsil aşamasına gelmiş olması gerektiği hk.
3. Daire 2003/2033 E. , 2004/1460 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2003/2033 Karar No: 2004/1460 Temyiz Eden : … Vekili : … Karşı Taraf : Malmüdürlüğü-PAMUKOVA İstemin Özeti : Davacı tarafından 4731 sayılı yasadan yararlanmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin 28.2.2003 gün ve 262 sayılı işlemin iptali ile yasadan yararlandırılmasına karar verilmesi istemiyle açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemesinde (30) gün olduğunun açıklandığı, dava dilekçesinin incelenmesinden, iptali istenen dava konusu işlemin davacıya 12.3.2003 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu işleme karşı 22.4.2003 tarihinde … İdare Mahkemesinde dava açıldığı, açılan davanın görev yönünden reddedilerek mahkemelerine gönderildiği anlaşılmakta olup, söz konusu işleme karşı en son 11.4.2003 tarihinde dava açılması gerekirken, yasada öngörülen (30) günlük süre geçirildikten sonra 22.4.2003 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin 12.3.2004 tarihinde tebliğ edilmediği, işlemden Nisan 2003 başlarında haberdar olunduğu, tebliğ zarfı üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, davanın öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük yasal süresi içinde açıldığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Vergi Mahkemesince, dava konusu işlemin kime tebliğ edildiği, tebliğ zarfı üzerindeki imzanın kime ait olduğu hususları gerekirse posta idaresinden de sorulmak suretiyle araştırılarak, neticeye göre davanın süresinde açılıp açılmadığı incelendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, tebligatın hangi tarihte, kime yapıldığı hususları açıklığa kavuşturulmadan, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10'uncu maddesinde, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı hükme bağlanmış, Kanunun sonra gelen diğer maddelerinde ise muhatap yerine tebligatı kabule kimlerin yetkili olduğu ve hangi durumlarda bu kişilere tebliğ yapılabileceği hükümleri yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; akaryakıt istasyonu işleten davacının 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve merkez üssü …olan deprem ...