Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ve davacı tarafından iptali istenen "ödeme ve tebliğ belgesi" başlıklı işlemin, rızaen ve sulh yolu ile ödemeye çağrı niteliğinde bir içeriğe sahip olması, ödememe durumunda genel hükümlere göre hükmen tahsil yoluna gidileceğinin vurgulanması ve bu belgeye dayanılarak davacının maaşından kesinti yapılmamış olması karşısında, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmış olup 2577 sayılı kanunun 14. ve 15. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, idare mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
11. Daire 2009/4252 E. , 2009/10283 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No : 2009/4252 Karar No: 2009/10283 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Valiliği Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : … İsteğin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Devlet Hastanesinde psikiyatri uzmanı olarak tam zamanlı çalıştığı halde özel muayenehane işlettiğinin tesbiti üzerine fazla ödendiği iddia edilen maaş net yan ödemesi ve döner sermaye ödemesinin geri istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, mahkemece verilen iptal kararı, davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiş bulunmaktadır. İptal davaları hukuksal düzeni korumaya yönelik nesnel davalardır.İptal davalarında yargı yeri yanlızca hukuksal işlemi inceler.İdari işlemlerin,menfaatleri zedelenen ilgililerce hukuka aykırı oldukları iddiası ile dava konusu edilmeleri sonucu, tesis edildikleri tarihten geçerli olmak üzere hukuksal varlıklarına son verilmesinin idari yargı mercilerinden istenilmesi, iptal davalarının konusunu oluşturur.İptal davası açabilmek için ortada bir idari işlemin var olması gerekir.İdari işlem ise, idari makam ve mercilerin idarenin işlevleriyle ilgili, kamu hukuku alanında tesis ettikleri, tek taraflı, doğrudan uygulanabilir nitelikte bir hukuki tasarruftur. Dava dosyasından; davacıdan tahsili istenilen borcun, özel muayenehane işletmesi nedeniyle fazla ödendiği iddia edilen maaş net yan ödemesi ve döner sermaye ödemesinin geri istenilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, idare mahkemelerince yargısal denetimi yapılan işlemler; idari makamların tek taraflı iradeleriyle kamu hukuku alanında tesis ettikleri doğrudan uygulanabilir nitelikteki idari işlemler olduğundan fazla ödendiği iddia edilen maaş net yan ödeme ve döner sermaye ödemesinin geri istenilmesine ilişkin bilgi verici mahiyette olan ve dava konusu edilerek iptali talep edilen işlem,yukarıda niteliği belirtilen idari yargılamaya konu edilebilecek bir idari işlem olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasını inceleyerek iptal kararı veren mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince dosyanın tekemm...