Sadece haciz varakasına dayanılarak haciz işlemi yapılamayacağı, bütün kanuni yolların tüketilmesi gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2001/1883 K. 2002/1625 T. 18.4.2002 HACİZ VARAKASI HACİZ ÖDEME EMRİ SADECE HACİZ VARAKASINA DAYANILARAK HACİZ İŞLEMİ YAPILAMAYACAĞI, BÜTÜN KANUNİ YOLLARIN TÜKETİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 6183/md. 55 , 58 , 62 , 64 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: .... Anonim Şirketinin muhtelif vergi borçlarından dolayı davacının .... plakalı aracına haciz konulmasına ilişkin işlemi; dosyanın incelenmesinden; .... Anonim Şirketinin muhtelif dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı dava açılmayıp, borcun da ödenmemesi üzerine, şirket adına düzenlenen haciz varakalarına dayanılarak davacının aracına haciz işlemi uygulandığının; davacı hakkında haciz işlemi tesis edilmeden önce ise, şirket borçlarının şirketten tahsili imkanı kalmadığı kanıtlanamadığı gibi, bu borçlar nedeniyle davacı adına ödeme meri tanzim ve tebliğ edilmediğinin ve haciz varakası düzenlenip onaylanmadığının anlaşılması karşısında, usulüne uygun olarak tesis edilmediği sonucuna varılan haciz işleminde isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 7.2.2001 gün ve E: 2000/593; K: 2001/74 sayılı kararının; şirketten tahsil edilmeyen vergi borcunun şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla tesis edilen işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55'inci maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58'inci maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiş; 62'nci maddesinde; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına ...