Nakliyecilik faaliyetiyle ilgili aracın satışından elde edilen kazancın arızi kazanç sayılarak kdv'ye tabi olmadığının kabulü için, aracın faaliyetin terk edilmesinden sonra satılmış olması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/9446 K. 2004/1089 T. 20.4.2004 ARIZİ KAZANÇ NAKLİYECİLİK FAALİYETİ İLE İLGİLİ ARACIN SATIŞI NAKLİYECİLİK FAALİYETİYLE İLGİLİ ARACIN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANCIN ARIZİ KAZANÇ SAYILARAK KDV'YE TABİ OLMADIĞININ KABULÜ İÇİN, ARACIN FAALİYETİN TERK EDİLMESİNDEN SONRA SATILMIŞ OLMASI GEREKTİĞİ HK. 3065/md. 1 193/md. 82 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Nakliyecilik faaliyetinde kullandığı otobüsü 10.8.1999 tarihinde satarak işi terk ettiğini vergi dairesine bildiren davacının, bu aracın satış bedelini emsaline nazaran düşük beyan ettiğinden bahisle, takdir komisyonunca tespit edilen matrah üzerinden 1999 yılının Ağustos dönemi için salınan katma değer vergisine ve kesilen ağır kusur cezasına ilişkin işlemi; Katma Değer Vergisi Kanununun 1'inci maddesinin 1'inci fıkrası ile Gelir Vergisi Kanununun 82'nci maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 2'nci ve 5'inci fıkralarına göre, gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin, ticari faaliyetlerine son verdikten sonra bu işleriyle ilgili olarak elde ettikleri kazançların arızi kazanç olduğu; bu kapsamdaki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olmadığı; dosyanın incelenmesinden; davacının aracını 10.8.1999 tarihinde sattığı ve aynı gün faaliyetine son verdiği anlaşıldığından, bu satıştan elde edilen arızi kazancın katma değer vergisine tabi tutulması suretiyle tesis edilen işlemde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 10.5.2000 gün ve E: 2000/6; K: 2000/68 sayılı kararının; kamyonunu satarak ilgili dönem beyannamesini veren davacının, buna ilişkin gelirinin arızi kazanç sayılamayacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'nun Düşüncesi: Gelir Vergisi Kanununun 82'nci maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan beşinci fıkrası uyarınca, bir kazancın arızi kazanç sayılabilmesi için, gerçek usulde vergiye tabi olarak yürütülen faaliyetin terk edilmiş olması gerekmektedir. Olayda; davacının, ticari işletmeye dahil olan aracının satış tarihi ile işi terk tarihinin aynı olduğu anlaşıldığından, bu satıştan elde edilen kazancın sonradan elde edildiğinin ve arızi kazanç olarak kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının aracın emsal bedeli araştırılarak karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu;...