Bir işlemin dava konusu yapılabilmesi için idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 1997/2338 K. 1997/3062 T. 23.9.1997 KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU İDARİ İŞLEM BİR İŞLEMİN DAVA KONUSU YAPILABİLMESİ İÇİN İDARİ DAVAYA KONU OLABİLECEK KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU BİR İŞLEM OLMASI GEREKTİĞİ HK. 6183/md. 37 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : Kullandırılan ihracat kredisi nedeniyle bankaya verilen taahhütnameye ilişkin olup, teşvik kararları uyarınca başlangıçta alınmayan damga vergisinin krediyi kullandıran bankadan tahsili öncesi 6183 sayılı Kanunun 37'nci maddesi uyarınca tesis edilen 21.7.1992 gün ve 14625 sayılı işlemin iptali talebiyle açılan davayı; ortada, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin 9.11.1992 gün ve E:1992/1326; K:1992/1873 sayılı kararını onayan Danıştay Yedinci Dairesinin 2.10.1995 gün ve E:1993/2417; K:1995/3562 sayılı kararının; dava konusu edilen işlemin, iptal davasına konu edilebilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : ... reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 37'nci maddesinde "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür." hükmü yer almaktadır. 6183 sayılı Kanunun yukarıda değinilen 37'nci maddesi, vadesi belli olmayan kamu alacaklarında, söz konusu kamu alacağının ne zaman ödenmesi gerektiği yolunda, yükümlüleri uyarıcı, bilgilendirici bir işlem tesisini öngörmektedir. Bu şekilde, sadece, kamu alacağının vadesini belirleyen bir işlem, uyarıcı, ihbar edici, bilgi verici niteliklere sahip olup, bu haliyle, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu, dolayısıyla da menfaat ihlal eden bir işlem olma özelliğini taşımaz. Ancak, vade belirleme amacına yönelik olarak tesis edilmesine karşın, aynı zamanda kişilerin hukuki statülerinde değişiklik yapma, zımnen de olsa onların durumlarını etkileme, sonraki aşamalarda yapılacak işlemlere dayanak teşkil etme, uyulmaması halinde yaptırım tehdidi taşıma gibi unsurları da içeriyor ise, bu takdirde, söz konusu işleme karşı dava açılabilecek; ortada idari davaya konu olabilecek bir işlemin yokluğundan da söz edilmeyecektir. Bir işlemin idari davaya konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olması gerektiği, 2577 sayılı Kanunun 14'üncü maddesinde belirtilmiştir. Sözü edilen kanunun 2'nci maddesi dikkate alındığında, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemle menfaati ihlal edilen kişiler söz konusu işlemin iptali için dava açabilecektir. Bu kapsamda, bir idari işlem, hukuki statül...