Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada, davacı müvekkillerin ve adi ortaklığın alacakları ve kdv iadesi hakları, ihyası istenen şirketin tasfiye sürecinden öncesine ait olduğunu, ihyası talep edilen şirketin muhasebecisi olan davalı tasfiye memuru TTK madde 542 gereği ihyası istenilen bu şirketin adi ortaklığın bir parçası olduğunu ve adi ortaklığın henüz tasfiye edilmediğini, alacakları ve borçları bulunduğunu bilmesine rağmen usulsüz olarak "alacakları-borçları yoktur" beyanıyla tasfiyeyi sonuçlandırdığını, bu şekilde sicilden terkin edilen ve adi ortaklığın tarafı olan .... Ltd. Şti.'nin adi ortaklıktan kaynaklı, adi ortaklığı oluşturan diğer şirketlere ve üçüncü kişilere karşı olan borç ve yükümlülükleri tasfiye bilançosunda gösterilmediğini bu nedenlerle...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1019 Esas KARAR NO : 2022/1029
DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 09/09/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada, davacı müvekkillerin ve adi ortaklığın alacakları ve kdv iadesi hakları, ihyası istenen şirketin tasfiye sürecinden öncesine ait olduğunu, ihyası talep edilen şirketin muhasebecisi olan davalı tasfiye memuru TTK madde 542 gereği ihyası istenilen bu şirketin adi ortaklığın bir parçası olduğunu ve adi ortaklığın henüz tasfiye edilmediğini, alacakları ve borçları bulunduğunu bilmesine rağmen usulsüz olarak "alacakları-borçları yoktur" beyanıyla tasfiyeyi sonuçlandırdığını, bu şekilde sicilden terkin edilen ve adi ortaklığın tarafı olan .... Ltd. Şti.'nin adi ortaklıktan kaynaklı, adi ortaklığı oluşturan diğer şirketlere ve üçüncü kişilere karşı olan borç ve yükümlülükleri tasfiye bilançosunda gösterilmediğini bu nedenlerle davalarının kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasına kayıtlı ".... Şti" 'nin (... v.d. ... v.k.n) ihyasına, ..... Şti. adi ortaklığının faal hale getirilmesine ve TTK md 547 kapsamında ek tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına, kendilerinin, adi ortaklıktan ve adi ortaklığı oluşturan ihyası istenen ..... Şti'den olan alacaklarının tespitine, yargılama giderleriyle yasal vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizin ....esas sayılı dosyasında; 10/11/2022 tarihli karar ile davalı İstanbul Ticaret Odası yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; davacıların davalıdan KDV ve diğer tüm vergi iadesi işlemlerinin tespiti, tamamlanması ve tahsili istemine ilişkindir. Dava şartları bakımından HMK'nin 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin...