Davacının yalova valisi olarak görev yapmakta iken merkeze alınmasına ilişkin ilk işlemden sonra, vali konağındaki demirbaş eşyaların teslimini taşınır mallar yönetmeliğine aykırı şekilde sayım ve tespit yapılmadan taraflar arasında eski demirbaş listelerinin aynen kopyalanarak teslim eden teslim alan şeklinde usulen imzalanması suretiyle gerçekleştirdiği iddiasına dayandırılan kınama cezasının yerinde olmadığı; bu eyleminin davacının görevinden alınmasını gerektirecek ağırlık ve nitelikte bulunmadığı hakkında.
Danıştay 5. Daire E. 2010/5755 K.2010/0000 T. 30.11.2010 VALİLERİN MERKEZDE GÖREVLENDİRİLMESİ DAVACININ YALOVA VALİSİ OLARAK GÖREV YAPMAKTA İKEN MERKEZE ALINMASINA İLİŞKİN İLK İŞLEMDEN SONRA, VALİ KONAĞINDAKİ DEMİRBAŞ EŞYALARIN TESLİMİNİ TAŞINIR MALLAR YÖNETMELİĞİNE AYKIRI ŞEKİLDE SAYIM VE TESPİT YAPILMADAN TARAFLAR ARASINDA ESKİ DEMİRBAŞ LİSTELERİNİN AYNEN KOPYALANARAK TESLİM EDEN TESLİM ALAN ŞEKLİNDE USULEN İMZALANMASI SURETİYLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ İDDİASINA DAYANDIRILAN KINAMA CEZASININ YERİNDE OLMADIĞI; BU EYLEMİNİN DAVACININ GÖREVİNDEN ALINMASINI GEREKTİRECEK AĞIRLIK VE NİTELİKTE BULUNMADIĞI HAKKINDA. 3152/md. 37 5442/md. 6 , 9 İstemin Özeti: Davacı, 18.8.2010 günlü, 2010/807 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Yalova Valiliği görevinden alınarak Merkez Valiliği'ne atanmasına ilişkin kısmının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: ... Düşüncesi: Yürütmedin durdurulmasına karar verilebilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27?nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından, istemin kabulü gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce davalı idarelerin birinci savunmalarının geldiği görülerek işin gereği yeniden düşünüldü: Dava, Yalova Valisi olarak görev yapan davacının, Merkez Valisi olarak atanmasına ilişkin 18.8.2010 günlü, 2010/807 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının kendisi ile ilgili kısmının iptali istemiyle açılmıştır. İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 3152 sayılı Kanunun 37. maddesinde, valilerin, atanmalarındaki usule göre valilik kadro ve unvanlarını muhafaza etmek suretiyle merkezde görevlendirilebilecekleri hükme bağlanmış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59. maddesinde görev unvanları belirtilen istisnai memurluklar arasında sayılan ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9. Maddesinde ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtası olduğu belirtilen valilerin, lüzumunda kadro aylığı ile merkeze nakledilebileceklerine, aynı Kanunun 6. maddesinde işaret edilmiştir. Yukarıda sözü edilen 3152 sayılı Yasanın 37. ve 5442 sayılı Yasanın 6. maddeleri ile valilerin merkeze alınmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare Hukuku'nun bilinen ilkelerindendir. Öte yandan, Anayasanın 2. maddesince Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve 138.maddesinin son fıkrasında "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 4001 sayılı yasayla ...