Tebligat kanunu'nun 11. maddesinde öngörülen usule aykırı olarak davalı idareye yapılan tebligatın tarihinin, davalı idare vekiline yapıldığı tarih olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 5. Daire E. 2009/4276 K. 2010/1252 T. 9.3.2010 TEBLİGAT TEBLİGAT KANUNU'NUN 11. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN USULE AYKIRI OLARAK DAVALI İDAREYE YAPILAN TEBLİGATIN TARİHİNİN, DAVALI İDARE VEKİLİNE YAPILDIĞI TARİH OLARAK KABUL EDİLMESİNE OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 7201/md. 11 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili: Av..... Karşı Taraf : ... İsteğin Özeti : Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin, 10.3.2009 günlü, E:2008/1899, K:2009/204 sayılı kararına yönelik temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine dair 5.5.2009 günlü, E:2008/1899, K:2009/204, Temyiz No:2009/404 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: ''''''''. Düşüncesi : Davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: ''''''''' Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile Mahkemenin temyiz süre ret kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MÎLLETÎ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: 2577 sayılı Yasa'nın 46. maddesinin 4001 sayılı Yasa ile değişik 2. fıkrasında, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmış olup; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/1. maddesinde, "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır." hükmüne; aynı Yasa'nın "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde ise, 'Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davalı idarede ayniyat saymanı kadrosunda olup Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nda görevli bulunan davacının, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı emrinde görevlendirilmesine ilişkin 24.7.2008 günlü işlemin iptali istemiyle açtığı davada, "kısmen iptal-kısmen incelenmeksizin ret" yolunda Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 10.3.2009 günlü, E:2008/1899, K:2009/204 sayılı kararın, yukarıda yer verilen Tebligat Kanunu hükmüne aykırı olarak davalı idare vekili yerine, 30.3.2009 tari...