DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2018 KARAR TARİHİ : 25/11/2019 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 25/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalıdan taşınmaz satın aldığını, taşınmazın satışı için yapılan sözleşmede satış miktarı+kdv olarak anlaşıldığını ve davalıya ücret olarak satış bedeli +%18 kdv tutarında ödeme yapıldığını, daha sonra kdv oranının %8'e düşürüldüğünü, bu nedenle davalıya fazla ödeme yapılmış olduğunu, davalıdan bu bedelin iadesinin istenildiğini, davalıya bu fazla bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinin belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1236 Esas KARAR NO : 2019/1109
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2018 KARAR TARİHİ : 25/11/2019 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 25/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalıdan taşınmaz satın aldığını, taşınmazın satışı için yapılan sözleşmede satış miktarı+kdv olarak anlaşıldığını ve davalıya ücret olarak satış bedeli +%18 kdv tutarında ödeme yapıldığını, daha sonra kdv oranının %8'e düşürüldüğünü, bu nedenle davalıya fazla ödeme yapılmış olduğunu, davalıdan bu bedelin iadesinin istenildiğini, davalıya bu fazla bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinin belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri şirketin inşaat için lüzumlu mal ve hizmet alımlarını yaparken, her bir iş kalemi için, tedarikçilere veya alt yüklenicilere %18 oranında KDV ödediğini, inşaat için mal ve hizmet alımları karşılığında ödediği bedellerin karşılığında biriken KDV sinin mahsuba tabi olduğunu, müvekkilleri şirketin, kendi mal ve hizmet satımları sırasında, müşterilerinden tahsil ettiği bedellerin içinde de KDV mevcut olduğunu, tahsil ettiği bedeller karşılığında kestiği faturaların KDV sini, mal ve hizmet alımlarıyla ödediği bedellerin KDV si mahsube tabi KDV kalemi içinde bulunduğundan, birikmiş KDV si var ise mahsup etmekte birikmiş mahsuba tabi KDV si yok ise ilgili vergi dairesine ödemekte olduğunu, müvekkilleri şirket açısından, gerek satışa arz ettiği tüm taşınmazların ve gerek işbu dava konusu taşınmazın satış bedeli, satış bedelinin içinde tahsil ettiği bedel içinde yer alan KDV nin karşılığında, daha önce tedarikçilerine ve/veya alt taşeronlarına mal ve hizmet alımı karşılığında ödediği bedeller içinde yer alan KDV kısımlarının mahsuba tabi biriken KDV si olduğu nazara alınarak belirlendiğini, müvekkilleri şirket açısından satış bedelinin bu şekilde belirlenmiş ve esaslı unsur vasfında olduğunu, şayet müvekkilleri şirketin inşaatlar yapan, tedarikçilerden ve/veya alt taşeronlardan mal ve hizmet alımları yapan, bu mal ve hizmet alımları sırasında KDV dail bedel ödeyen faal bir şirket olmasaydı ve 05-05-2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2018/11674 nolu Bakanlar Kurulu Kararı ile %18 olan KDV oranı %8 e düşürülmeseydi, somut olay bağlamında, davacıya sattığı taşınmaz için, satış tarihinde %18 olan KDV oranı dahil olmak üzere belirlenen 400.000 TL nin %18 KDV si olan 61.017 TL yi, birikmiş mahsup edebileceği KDV si olmayacağı için, mükellefi olduğu Vergi Dairesine ödemek zorunda kalacağını ve davacıdan tahsil ettiği satış bedelinden elinde net olarak 338.983 TL kalacağını, KDV hariç elinde net kalacak bu satış bedeli, kendisi açısından yeterli bulunuyorsa...