Temyiz dosyasının tekemmül süreci tamamlanmadan davacının vefat ettiği, nitekim temyize konu idare mahkemesi kararının davacının vefat etmesi nedeniyle tebliğ edilemediği ve tebliğ evrakının iade edildiği anlaşılmakta olup; öncelikle mahkeme kararının ölen davacının mirasçılarına tebliğ edilmesi; davalı idarelerin davacının mirasçılarına karşı istemini yenileyip yenilememesi durumuna göre işlem yapılabilmesi için, idare mahkemesince 2577 sayılı yasa'nın yukarıda belirtilen 26. maddesi paralelinde karar verilmesi gerektiği hakkında.
5. Daire 2008/727 E. , 2010/2940 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No: 2008/727 Karar No: 2010/2940 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Vekili: … Diğer Davalı: … Vekili: … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: …Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde teknik hizmetler sınıfında teknisyen olarak görev yapan davacının, …'da geçen hizmetlerinin intibakında değerlendirilmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 12.4.2005 günlü, 4085 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada, …İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce Tetkik Hakimi …'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği düşünüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. / Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir" hükmü yer almıştır. Aynı Yasanın 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği, düzenlenmemiş ise eksikliklerin tamamlatılması hususunun kararı veren Danıştay veya Mahkemece ilgiliye duyurulacağı; aynı maddenin 3. fıkrasında dilekçelerin karşı tarafa tebliğ edileceği; 4 üncü fıkrasında cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyanın Danıştaya veya Kurula gönderileceği açıklanmıştır. Bu hükümlere göre, temyiz incelemesi yapılabilmesi, kural olarak dosyanın tekemmül etmesine bağlı olup, dosyanın tekemmül ettirilmesi ise kararı veren mahkemeye ait bir ödevdir. Öte yandan, yukarıda yer alan 26. madde hükmü, her ne kadar "dava esnasında davanın tarafı olan gerçek kişinin ölümü ile ilgili bir düzenlemeye ilişkin ise de; kararın verilip tebliğ edilmesinden sonra, fakat temyiz dosyasının tekemmülünün tamamlanıp temyiz merciine intikalinden önce ölüm halinin söz konusu olması durumunda da, ortada taraflardan biri bulunmadığı için zorunlu olarak bu maddeye dayalı bir karar verilmesi gerekmektedir. İncelenmekte olan dosyada, temyiz dosyasının tekemmül süreci tamamlanmadan davacının vefat ettiği, nitekim temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacının vefat etmesi nedeniyle tebliğ edilemediği ve tebliğ evrakının iade edildiği anlaşılmakta olup; öncelikle Mahkeme kararının ölen davacının mirasçılarına tebliğ edilmesi; davalı idarelerin davacının mirasçılarına karşı istemini yenileyip yenilememesi durumuna göre işlem yapılabilmesi için, İdare Mahkemesince 2577 sayılı Yasanın yukarıda belirtilen 26. ...