Bozma kararından sonra vekil tarafından davacının ölümü sebebiyle vekÂletin sona erdiği bildirilmesine karşın, 2577 sayılı yasa'nın 26'ncı maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılarak vergi idaresinin mirasçılara karşı takibi yenilemesi sağlanmadan ısrar kararı verilmesinde yargılama hukukuna uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2009/511 K. 2010/129 T. 26.3.2010 VEKALETİN SONA ERMESİ MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU BOZMA KARARINDAN SONRA VEKİL TARAFINDAN DAVACININ ÖLÜMÜ SEBEBİYLE VEKÂLETİN SONA ERDİĞİ BİLDİRİLMESİNE KARŞIN, 2577 SAYILI YASA'NIN 26'NCI MADDESİ UYARINCA DOSYA İŞLEMDEN KALDIRILARAK VERGİ İDARESİNİN MİRASÇILARA KARŞI TAKİBİ YENİLEMESİ SAĞLANMADAN ISRAR KARARI VERİLMESİNDE YARGILAMA HUKUKUNA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 12 Temyiz Eden : Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Vekili: Av. ..., Av. ... İstemin Özeti : Davacı adına Ocak ila Temmuz 1999 dönemleri için salınan üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi davaya konu yapılmıştır. Davayı inceleyen İstanbul 8. Vergi Mahkemesi, 28.10.2004 günlü ve E:2004/130, K:2004/2198 sayılı kararıyla; davacının ikrazatçılık yaptığı ve elde ettiği kazancı beyan dışı bıraktığının saptanması nedeniyle tarhiyat yapılmışsa da, inceleme elemanınca yapılan değerlendirmenin sübjektif olduğu, birçok şahsın ifadesine başvurulmasına karşın bir kişi haricinde faiz karşılığı borç aldığını ifade eden olmadığı, ...'in verdiği ifadenin açık olmadığı, hangi tarihlerde, hangi vadeyle, ne miktarda borç verildiğinin saptanmadığı, Vergi Usul Kanununun 31'inci maddesinin 3'üncü fıkrasının 8'inci bendi uyarınca matrahın dayanağı bulunmadan tarhiyat yapılamayacağından soyut ifadelere dayanması nedeniyle hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatı kaldırmıştır. Vergi idaresinin temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi, 15.10.2008 günlü ve E:2005/1392, K:2008/3976 sayılı kararıyla; her biri ayrı idari davaya konu edildiğinde, idare ve vergi mahkemeleri hakimlerinden biri tarafından çözümlenmesi gereken; yarattıkları idari uyuşmazlıkların çözümü tek hakimin görevine giren birden fazla işlemin konu unsurunu oluşturan meblağlar toplamının tek hakimin görev sınırını oluşturan miktarı aşmasına bakılarak; bu işlemlerin, davanın idare ve vergi mahkemelerinin kurul halindeki oluşumuyla çözümlenmesini gerektirecek ve bu davalarda verilecek kararların tabi oldukları olağan kanun yolunun değişmesi sonucunu yaratacak biçimde birlikte ve aynı dilekçe ile idari davaya konu edilemeyeceği, her biri tek hakimle görülmesi gereken davalar için öngörülen ve yeniden değerleme oranında yapılan artırma sonucu davanın açıldığı yıl için tespit olunan 4.850.000.000.- lira sınırının altında kalan vergilendirme ve ceza kesme işlemlerini konu edinen davaya ait olan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5'inci maddesinin l'inci fıkrasına uygun bulunmayan dilekçenin, Mahkemece, aynı Yasanın 15'inci maddesinin l 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerekirken; dosyanın tekemmül ettirilerek, davanın esası hakkında karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan İstanbul 8. Vergi Mahkemesi, 19.3.2009 günlü ve E:2009/875, K:2009/967 sayılı kararıyla; ilk kararında ısrar etmiştir. Karar vergi idaresi tarafından temyi...