Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili davalı belediye ve dava dışı şirket aleyhine açtığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müdürlük hizmet sahasında, davalı Belediyenin müteahhitliğini yapan dava dışı şirket tarafından yapılan kaldırım çalışması sırasında müvekiline ait kablo güzargahına hasar verdiğinden bahisle zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yapılan yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin hizmet kusuruna dayanması nedeniyle adli yargının görevli olmadığını, tazminat talebinin tam yargı davası olarak ileri sürülmesi gerektiğinden bahisle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde diğer özel hukuk tüzel kişisi olan davalının...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1505 Esas KARAR NO : 2018/1297 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 04/08/2018 KARAR TARİHİ : 17/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili davalı belediye ve dava dışı şirket aleyhine açtığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müdürlük hizmet sahasında, davalı Belediyenin müteahhitliğini yapan dava dışı şirket tarafından yapılan kaldırım çalışması sırasında müvekiline ait kablo güzargahına hasar verdiğinden bahisle zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yapılan yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin hizmet kusuruna dayanması nedeniyle adli yargının görevli olmadığını, tazminat talebinin tam yargı davası olarak ileri sürülmesi gerektiğinden bahisle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde diğer özel hukuk tüzel kişisi olan davalının eylemlerinden dolayı müvekkilinin sorumlu olmayacağını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesini, davaya konu hasar ile müvekkili arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça açılan davanın Mahkememizin -------- Esas sırasına kaydedildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 06/12/2018 tarihli duruşmada davalı aleyhine açılan davanın ayrılmasına karar verildiği ve Mahkememizin yukarıdaki sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalının müteahhitliğini yapan dava dışı şirket tarafından yapılan kaldırım çalışması sırasında kablolara zarar verildiğinden bahisle zararın tazminin talep edildiği, davalı Belediye tarafından davanın öncelikle usulden kabul görmediği takdirde esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında davalı Belediye aleyhine açılan davanın tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı Belediyenin usule ilişkin itirazları bakımından yapılan incelemede; HMK'nın 114.maddesinde dava şartları düzenlenmiş, yargı yolunun caiz olması dava yartı olarak belirlenmiş ve HMK'nın 115.maddesinde dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği hükme bağlanmıştır. Eldeki davanın davalı Belediyeden ihale ile alınan iş sonucunda kaldırım çalışması sırasında verilen zarara ilişkin olduğu, davalı Belediyenin hizmet kusurunun bulunduğunun iddia edildiği, bu hali ile Yargıtay HGK'nın 05/03/2014 tarihli, 2013/4-415 Esas ve 2014/199 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında ve İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2017 tarihli 2017/823-1431 Esas ve Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davalarında İdare Mahkemelerinin görevli olacağı düzenlenmiştir. İşi plan ve projeye bağlamak ve bunun yapımını üçüncü kişiye vermek ida...