Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından da görüleceği üzere tek ortaklı olduğunu, tek ortağın da yabancı olduğu bir limited şirket olduğunu, davalı şirketin müteahhitliğini yaptığı taşınmaz inşaatının tanımını davacı şirketin müdürüne yaptığını, yatırım amacıyla da 3 adet bağımsız bölümün satışı konusunda tarafların anlaştığının ve 3 adet harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşmede belirtilen taksitleri ödediğini, davalı tarafın, söz konusu taşınmazların devriden kaçındığını, davacı şirketin müdürünün yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu henüz öğrendiğini, harici satış-satış vaadi sözleşmeleri için hukukta şekil şartı ön görüldüğü ve taraflar arasındaki sözleşmelerin...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/461 Esas KARAR NO:2022/524
DAVA:Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ:22/07/2019 KARAR TARİHİ:29/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından da görüleceği üzere tek ortaklı olduğunu, tek ortağın da yabancı olduğu bir limited şirket olduğunu, davalı şirketin müteahhitliğini yaptığı taşınmaz inşaatının tanımını davacı şirketin müdürüne yaptığını, yatırım amacıyla da 3 adet bağımsız bölümün satışı konusunda tarafların anlaştığının ve 3 adet harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşmede belirtilen taksitleri ödediğini, davalı tarafın, söz konusu taşınmazların devriden kaçındığını, davacı şirketin müdürünün yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu henüz öğrendiğini, harici satış-satış vaadi sözleşmeleri için hukukta şekil şartı ön görüldüğü ve taraflar arasındaki sözleşmelerin düzenleme şeklinde noterde yapılmadığının batıl olduğunu, davacının ödemelerin bir çok kısmını dolar olarak yaptığını, söz konusu bedellerin işbu dava tarihi itibari ile TL karşılığının dikkate alınması gerektiğini, diğer TL olarak ödenen bedellerin ise denkleştirici adalet ilkesi uyarınca uyarlanması gerektiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca davalının iade yükümlülüğü olduğu, hem tapuda devir yapmaktan kaçınan hem de bedel iadesi yapmaktan kaçınan davalı taraf ile arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000.000,00TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 15/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde bazı hususların ıslah edildiğini, HMKnun 222/5 mad uyarınca davacı tarafından davalıya ödenen bedellere ilişkin olarak davalının ticari defterlerine dayanmakta olduklarını, sözleşmeler uyarınca 05/01/2016 tarihi itibari ile 645 nolu bağımsız bölüm için 1.468.580TL, 170 nolu bağımsız bölüm için 1.609.163TL, 234 nolu bağımsız bölüm için 2.719.570TL olarak tarafların anlaştıklarını, harici satış vaadi sözleşmelerine konu 3 bağımsız bölümün toplam satış bedelinin 05/01/2016 tarihi itibariyle 5.797.313TL olduğunu, harici satış sözleşmelerine ilişkin olarak senetler düzenlendiğini, davalıya davacı tarafından toplamda yaptığı ödemelerin, sözleşmelerde yazılı senet girişleri ve harici satış sözleşmelerinde de belirtili senetlerin ödemelerinin de hem dolar hem TL karşılıkları da dahil olarak yer aldığını, yapılan ödemelere ilişkin olarak davalı tarafın cari defteri kayıtlarına dayandıklarını beyanla davanın kabulün karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız olduğunu, öncelikle davanın satış bedeli ödemeleri kapsamında belirsiz alacak d...