Akreditif bedelini usulüne uygun olarak ödeyen fakat bu bedeli amir bankadan tahsil edemeyen davacı bankanın, bedeli ödenen malların mülkiyetini devralarak tekrar satışından kaynaklanan zararın dönem kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2004/288 K. 2004/2105 T. 28.10.2004 İTHAL MALIN SATIŞI ZARARI AKREDİTİF BEDELİ AKREDİTİF BEDELİNİ USULÜNE UYGUN OLARAK ÖDEYEN FAKAT BU BEDELİ AMİR BANKADAN TAHSİL EDEMEYEN DAVACI BANKANIN, BEDELİ ÖDENEN MALLARIN MÜLKİYETİNİ DEVRALARAK TEKRAR SATIŞINDAN KAYNAKLANAN ZARARIN DÖNEM KAZANCININ TESPİTİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILAMAYACAĞI HK. 193/md. 40 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... Bankası Anonim Şirketi Vekili: Av. .... İstemin Özeti: 1998 yılı işlemleri incelenen davacı adına, haksız yere zarar indiriminde bulunarak kurum kazancını azalttığı gerekçesiyle ikmalen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 18.7.2003 günlü ve E: 2002/521, K: 2003/2440 sayılı kararıyla; dosyadan, davacı şirketin yurt dışında bulunan ithalatçının amir bankası tarafından açılan akreditifi teyit bankası sıfatıyla Türkiye'de bulunan ihracatçı lehdar .... Anonim Şirketi'ne bildirerek küşat mektubundaki şartlara uygunluğu kontrol edildikten sonra ihracatçı firmaya karşı akreditif bedelini vadesinde ödeme yükümlülüğü altına girdiği, ihracatçı lehtarın, sevk vesaikini davacı bankaya ibraz ederek akreditif bedelinin 4 gün önceden iskonto edilerek ihracat tutarının tarafına ödenmesi yolundaki talebi üzerine iskontolu bedelin ödendiği, daha sonra 16.6.1998 de akreditif vadesinin dolmasını takiben ödenen bedelin ihracatçı amir ve amir bankadan rambursman talebi ile istendiği ancak nakliyenin gerçekleştirildiği gemiye ilişkin nakliyeci firma belgesinde, geminin A klasifikasyonunun olduğunun belirtilmemesi nedeniyle rezerv konarak ödemeden kaçınıldığı, bunun üzerine davacının söz konusu akreditif ilişkisinden doğan zararının büyümemesi için bedelini ödediği malların mülkiyetini alarak malları aynı ithalatçı kişiyi % 30 indirim ile sattığı ve bu ilişkiden dolayı ortaya çıkan zararını da kurum zararı olarak matrahtan indirdiğinin anlaşıldığı, olayda davacının ihtiyatlı davranarak bedelini ödediği malların mülkiyetine sahip olma girişimi zararının asgariye indirilmesine yönelik bir faaliyet olduğu, akreditif bedelini usulüne uygun olarak ödeyen fakat bu bedeli amir ve amir bankadan tahsil edemeyen davacının, bankacılık teamülleri ve akreditifle ilgili olarak Milletler Arası Ticaret Örgütü tarafından yayımlanan 500 sayılı broşürde öngörülen düzenlemelere bağlı kalarak, uğradığı zararını kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 3 numaralı bendine göre gider unsuru olarak dikkate almasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Akreditif ilişkisinde muhabir banka sıfatı ile yer alan ve amir bankanın talimatları doğrultusunda akreditif bedelini lehtara ödemek ve ödemiş olduğu bu...