Beyanname üzerinden doğan alacakların vergi borçlarına mahsubu sırasında teminat mektubu aranıp aranmayacağı hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1956 K. 2004/1271 T. 27.5.2004 MAHSUP TEMİNAT MEKTUBU BEYANNAME ÜZERİNDEN DOĞAN ALACAKLARIN VERGİ BORÇLARINA MAHSUBU SIRASINDA TEMİNAT MEKTUBU ARANIP ARANMAYACAĞI HAKKINDA. 193/md. 121 İstemin Özeti: 2000 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde oluşan iadesi gereken kurumlar vergisi ve fon payının 2001/4?üncü ayda verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen gelir ( stopaj ) vergisi ile fon payı borcuna mahsubunu talep eden davacı adına söz konusu verginin ödenmediğinden söz edilerek tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir?... Vergi Mahkemesi 11.6.2003 günlü ve E:2002/2954, K:2003/1660 sayılı kararıyla; davacı tarafından mahsubu talep edilen borcun 7.067.910.000 liralık kısmı için davacının mahsup talebi yerine getirilmiş olup, ödeme emrinin bu miktara isabet eden kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ödeme emrine konu borcun kalan 5.980.150.000 liralık kısmında ise; söz konusu borç, 2001/4?üncü aya ait gelir (stopaj) vergisinin vade tarihi ile banka teminat mektubunun verildiği tarihe kadar hesaplanan gecikme zammının, iade alacağından mahsubu sonucu gecikme zammına isabet eden gelir (stopaj) vergisi olup, iade alacağı bulunan davacının borcun vadesinden önce mahsup talebinde bulunması ve tevkif suretiyle fazla ödenen vergilerin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 14.10.1999 tarih ve 21021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği hükümlerinde beyanname üzerinden doğan alacakların vergi borçlarına mahsubu sırasında teminat mektubu aranacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında hesaplanan gecikme zammı tutarındaki borcun vadesinde ödenmediğinden söz edilemeyeceğinden isabet görülmediği gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, düzenlenen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 27.5.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi. ----------------o-------...