Bağış yapan ve sermaye taahhüt ödemesinde bulunan şirketlerin aynı bünye içerisinde yer almasının her iki işlemin mutlak surette birbiriyle ilişkilendirilmesini gerektirmeyeceği, bu süreci yasaklayan bir düzenlemenin de mevcut olmadığı, yapılan tespitlerin varsayıma dayalı olduğu, dolayısıyla muvazaa ya da peçeleme sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1906 K. 2004/1087 T. 17.5.2004 ÜNİVERSİTEYE YAPILAN BAĞIŞ SERMAYE TAAHHÜT ÖDEMESİ BAĞIŞ YAPAN VE SERMAYE TAAHHÜT ÖDEMESİNDE BULUNAN ŞİRKETLERİN AYNI BÜNYE İÇERİSİNDE YER ALMASININ HER İKİ İŞLEMİN MUTLAK SURETTE BİRBİRİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİNİ GEREKTİRMEYECEĞİ, BU SÜRECİ YASAKLAYAN BİR DÜZENLEMENİN DE MEVCUT OLMADIĞI, YAPILAN TESPİTLERİN VARSAYIMA DAYALI OLDUĞU, DOLAYISIYLA MUVAZAA YA DA PEÇELEME SÖZLEŞMESİNİN VARLIĞINDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ GEREKÇESİYLE TARHİYATIN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. İstemin Özeti: 1997 yılı işlemleri incelenen davacının ... Üniversitesine yaptığı bağışlar eleştirilerek düzenlenen inceleme raporuna göre tespit edilen matrah farkı üzerinden kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi aslı ve aslı aranmayan geçici vergi için ağır kusur cezası kesilmiştir. ??Vergi Mahkemesi 11.6.2003 günlü ve E:2002/826, K:2003/581 sayılı kararıyla; olayda, ... Holding Anonim Şirketine bağlı şirketlerden olan davacının, adı geçen holdingin % 99.99 paylı ortağı ... Üniversitesine bağış yaptığı, üniversiteye bağışlanan tutarın büyük bir kısmının holdinge sermaye taahhüt ödemesi olarak aktarıldığı, holding tarafından da bu tutarın tamamına yakın kısmının yine sermaye taahhüt ödemesi olarak bağış yapan şirkete geri döndüğü, bu süreç içinde şirkete geri dönen tutarların vergilendirilmeksizin sermayeye eklendiği, dolayısıyla bağış adı altında sermayeye eklenen paranın vergiden arındırılmasının amaçlandığı belirtilerek düzenlenen inceleme raporuna göre geri döndüğü iddia edilen tutarın matraha eklenmesi suretiyle tarhiyat yapılmış ise de, bağış ve sermaye artırımının iki ayrı hukuksal durum olduğu ve birbirinden bağımsız yasal düzenlemelere tabi bulunduğu, bağış yapan ve sermaye taahhüt ödemesinde bulunan şirketlerin aynı bünye içerisinde yer almasının her iki işlemin mutlak surette birbiriyle ilişkilendirilmesini gerektirmeyeceği, kaldı ki bu süreci yasaklayan bir düzenlemenin de mevcut olmadığı, inceleme raporunda belirtilen hususların ve yapılan tespitlerin varsayıma dayalı olduğu, dolayısıyla ortada inceleme elemanının belirttiği gibi muvazaa ya da peçeleme sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare bağış adı altında aktarılan paranın şirkete sermaye artırımı olarak geri döndüğünü, peçeleme ile geri dönen tutarların vergi dışı bırakıldığını bu nedenle yapılan tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?..Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz...