Davacı şirketin genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiği ve tamamlandığı tarihler arasında tasfiye karının eksik hesaplandığı belirtilerek tarhiyat yapılmış ise de, düzenlenen bilirkişi raporunda, tasfiye başlangıcı özvarlığı, tasfiye sonu özvarlığı ile 2001 yılında demirbaş satışından elde edilen dönem hasılatı dikkate alınarak, 2001 yılı dönem karının hesaplandığı, ancak önceki dönemden geçmiş yıl zararı bulunması nedeniyle tasfiye sonunda herhangi bir kazancın söz konusu olmadığının tespit edildiği bilirkişi raporunun uygun bulunduğu gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1860 K. 2004/1038 T. 6.5.2004 TASFİYE KARI SERVET DEĞERİ DAVACI ŞİRKETİN GENEL KURUL KARARIYLA TASFİYEYE GİRDİĞİ VE TAMAMLANDIĞI TARİHLER ARASINDA TASFİYE KARININ EKSİK HESAPLANDIĞI BELİRTİLEREK TARHİYAT YAPILMIŞ İSE DE, DÜZENLENEN BİLİRKİŞİ RAPORUNDA, TASFİYE BAŞLANGICI ÖZVARLIĞI, TASFİYE SONU ÖZVARLIĞI İLE 2001 YILINDA DEMİRBAŞ SATIŞINDAN ELDE EDİLEN DÖNEM HASILATI DİKKATE ALINARAK, 2001 YILI DÖNEM KARININ HESAPLANDIĞI, ANCAK ÖNCEKİ DÖNEMDEN GEÇMİŞ YIL ZARARI BULUNMASI NEDENİYLE TASFİYE SONUNDA HERHANGİ BİR KAZANCIN SÖZ KONUSU OLMADIĞININ TESPİT EDİLDİĞİ BİLİRKİŞİ RAPORUNUN UYGUN BULUNDUĞU GEREKÇESİYLE VERGİ VE CEZANIN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. (5422/md.32,33) İstemin Özeti: Tasfiye halinde davacı şirketin tasfiye dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucu adına re'sen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. ?.Vergi Mahkemesinin 14.5.2003 günlü ve E:2002/451, K:2003/454 sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tasfiye Karı " başlıklı 32?inci maddesinde, tasfiye halindeki kurumların tasfiye karının, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki müspet fark olduğu, 33?üncü maddesinde de, tasfiye döneminin başındaki servet değerinin kurumun tasfiye dönemi başındaki bilançosunda görülen öz sermayesi, bir yıldan fazla süren tasfiyelerde mükellefin tasfiye dönemlerinin başındaki servet değerinin, bir evvelki dönemin son bilançosunda görülen servet değeri olduğunun belirtildiği, davacı şirketin genel kurul kararıyla 23.5.2000 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiyenin 26.12.2001 tarihinde tamamlandığı, bu tarihler arasında tasfiye karının eksik hesaplandığı belirtilerek tarhiyat yapılmış ise de mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, tasfiye başlangıcı özvarlığı, tasfiye sonu özvarlığı ile 2001 yılında demirbaş satışından elde edilen dönem hasılatı dikkate alınarak, 2001 yılı dönem karının hesaplandığı, ancak önceki dönemden geçmiş yıl zararı bulunması nedeniyle tasfiye sonunda herhangi bir kazancın söz konusu olmadığının tespit edildiği bilirkişi raporunun mahkemelerince de uygun bulunduğu gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile te...