Davacı şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilindeki kaydının silinmesi ve tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle hukuki varlığı bulunmayan şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelere karşı tarhiyatın bulunduğu dönemde şirket ortağı olan davacının dava açmada menfaatinin olduğu, dolayısıyla ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, davanın ehliyet yönünden reddedilemeyeceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2003/615 K. 2004/1147 T. 24.5.2004 ŞİRKETİN TASFİYESİ TİCARET SİCİLİNDEN TERKİN DAVA EHLİYETİ DAVACI ŞİRKETİN TASFİYE EDİLEREK TİCARET SİCİLİNDEKİ KAYDININ SİLİNMESİ VE TÜZEL KİŞİLİĞİNİN SONA ERMESİ NEDENİYLE HUKUKİ VARLIĞI BULUNMAYAN ŞİRKET HAKKINDA DÜZENLENEN İHBARNAMELERE KARŞI TARHİYATIN BULUNDUĞU DÖNEMDE ŞİRKET ORTAĞI OLAN DAVACININ DAVA AÇMADA MENFAATİNİN OLDUĞU, DOLAYISIYLA EHLİYETİNİN BULUNDUĞUNUN KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ, DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDEDİLEMEYECEĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz Eden: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Tasfiye işlemleri sonuçlanan .... Limited Şirketi'nin 1996 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu şirket adına kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 7.11.2002 günlü ve E: 2002/117, K: 2002/2738 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8 inci maddesinde, mükellef ve vergi sorumlusunun tanımlandığı, aynı kanunun 34 ve 366 ncı maddelerinde, düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin ilgililer adına düzenlenip tebliğ edileceği, 377 nci maddesinde ise tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı dava açma yetkisinin mükelleflere veya kendilerine ceza kesilenlere ait olduğunun belirtildiği, olayda davacının ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu .... Limited Şirketi adına yapılan tarhiyatlara ve kesilen cezalara karşı kendi adına dava açtığının anlaşıldığı, kendi adına hukuki sonuç doğurmayan tarhiyatlara ve kesilen cezalara karşı davacının dava açmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiştir. Davacı, ihbarnamelerin tebliğ tarihinden önce şirketin hukuken sona erdiğini, hukuken mevcut olmayan şirketin vekalet vererek dava açamayacağını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: ....'in, .... Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü sıfatını taşıdığı, 21.8.1998 tarihinde tasfiyeye giren şirketin, tasfiye memurunun da aynı şahıs olduğu anlaşılmaktadır. Tasfiye işlemlerinin 16.10.2000 tarihinde tamamlanması nedeniyle şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden tarhiyatın ilgili bulunduğu dönemde hem şirket temsilcisi hem de ortağı olan davacı tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddinde isabet olmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Uyuşmazlık, tasfiye işlemleri sonuçlanan .... Limited Şirketi'nin 1996 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak, re'sen salınan kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve hesaplanan fon payları ile kesilen özel usulsüzlük ve kaçakçılık cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliği üzerine şirket ortağı olan davacı tarafından açılan davayı ehliyet yönünden reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden .... Limited Şirket...