Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülkemizin ilk ...... firması olduğunu ve bu alandaki en büyük ar-ge şirketi olduğunu, "......" ürününün,..... Bölgesinde yer alan ve ülkemizin AR-GE ve endüstriyel üretimin bir arada olduğu tematik araştırma merkezi olan ....... Beyin ve .... Merkezinde müvekkili şirket tarafından üretildiğini, ......in temelde gıdaların içerisine katılabilecek ve hazırlanan gıdaların fonksiyonel gıda olmasını sağlayabilecek toz formda bir etken bileşen olduğunu, müvekkili şirket ortaklarından Prof.Dr. ..... ve ekibinin dokuz yıl süren çalışmalar sonucu ürettiği dava konusu bu ürünün tanıtımının yapıldığı ve piyasaya sürüldüğü dönemlerde, davalının bunu fırsat bilip ürünle ilgili internet tanıtımlarından uyanarak...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/122 KARAR NO : 2022/50
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 06/11/2020 KARAR TARİHİ : 01/03/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2022 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülkemizin ilk ...... firması olduğunu ve bu alandaki en büyük ar-ge şirketi olduğunu, "......" ürününün,..... Bölgesinde yer alan ve ülkemizin AR-GE ve endüstriyel üretimin bir arada olduğu tematik araştırma merkezi olan ....... Beyin ve .... Merkezinde müvekkili şirket tarafından üretildiğini, ......in temelde gıdaların içerisine katılabilecek ve hazırlanan gıdaların fonksiyonel gıda olmasını sağlayabilecek toz formda bir etken bileşen olduğunu, müvekkili şirket ortaklarından Prof.Dr. ..... ve ekibinin dokuz yıl süren çalışmalar sonucu ürettiği dava konusu bu ürünün tanıtımının yapıldığı ve piyasaya sürüldüğü dönemlerde, davalının bunu fırsat bilip ürünle ilgili internet tanıtımlarından uyanarak Türk Marka ve Patent Kurumuna marka tescili için başvuruda bulunduğunu, davalının davaya konu marka ismiyle müvekkili şirketten faturalı olarak alıp, kötü niyetli olarak ürüne ait markayı kendisi adına tescil ettirdiğini, markanın oluşumunda, ürünün üretiminde, piyasaya sürümünde ve tanıtımında, başvuru sahibi de dahil piyasaya faturalarda ismi geçerek satışında gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu iddia ederek, davalıya ait ....... tescil nolu hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili markasının tescil tarihinden çok önceden beri kullanılan, kendi alanında prestij elde etmiş, piyasada ayırt edici özellik kazanmış bir marka olduğunu, müvekkilinin markasında SMK m.5 ve 6daki hallerin mevcut olmadığını, davacı markasının halen tescil edilmediğini, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davacı şirketin ve yetkilisi olduğu belirtilen .....nın ...... Üniversitesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir buluşunun olmadığını, herhangi bir patent başvuru belgesini dahi sunmadığını, davacının ileri sürdüğü birkaç ısmarlama haberin PR için yapıldığını, yayınlanma zamanının ve içeriğinin manipüle edilmesinin oldukça basit olduğunu, davacının herhangi bir AR-GEsinin de olmadığını, haksız olarak unvanında ....... ibaresini geçirerek haksız rekabet ettiğini, ne davacıya, ne de ....... Üniversitesi'ne ait ....... .... Merkezi isminde bir merkezin mevcut olduğunu, davacının müvekkilinin patentli ürününü ( ....) daha önce ürettirdiği birçok taşerondan biri olduğunu, müvekkili ürününün uzun süredir üretilip piyasada yer aldığını, davacıya yapılan ödemelerin bu fason üretim anlaşmasına ilişkin olduğunu, davacının ...... değil "......." ibaresini ayırt edici işaret olarak kullandığını, bu nedenle dava konusu işaretin onun markası olmasının mümkün de o...