Rızaen yapılan ödemelerin alacak aslı ile fer'ilerinin tamamını karşılamaması halinde mahsubun nasıl yapılacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2002/559 K. 2002/2615 T. 18.6.2002 MAHSUP RIZAEN YAPILAN ÖDEMELERİN BORCU KARŞILAMAMASI HALİ RIZAEN YAPILAN ÖDEMELERİN ALACAK ASLI İLE FER'İLERİNİN TAMAMINI KARŞILAMAMASI HALİNDE MAHSUBUN NASIL YAPILACAĞI HK. 6183/md. 47 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... Anonim Şirketi Vekili: Av. .... - Av. .... - Av. .... İstemin Özeti: 1997/4 üncü ayı muhtasar beyannamesini süresinde, ek beyannamesini 30.10.2000 tarihinde veren davacı tahakkuk eden vergi ve fon payını 30.11.2000 tarihinde ödemiştir. Davacının ödediği miktarların gecikme faizine de mahsubunun yapılmasına ilişkin 18.1.2000 tarihli düzeltme fişinin iptali istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesi 14.11.2001 günlü ve E: 2001/601, K: 2001/1765 sayılı kararıyla; ilgili dönem beyannamesini ihtirazi kayıtla veren davacı adına tahakkuk ettirilen gecikme faizinin ve kesilen ağır kusur cezasının mahkemelerinin 4.7.2001 günlü ve E: 2000/2157, K: 2001/1064 sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verildiği, bu durumda davacı tarafından ödenen vergi ve fon payı tutarlarının gecikme faizine mahsubunun yapılmasında kanuna uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle düzeltme fişinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde amme alacağına karşılık rızaen yapılan ödemelerin alacak aslı ile feri'lerinin tamamını karşılamaması halinde mahsubun asıl ve fer'ilerine orantılı olarak yapılacağının öngörüldüğünü, bu madde uyarınca yapılan işlemin yasal olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişen 47 nci maddesinde, amme alacağına karşılık rızaen yapılan ödemelerin sırasıyla, ödeme süresi başlamış, henüz vadesi geçmemiş, içinde bulunulan takvim yılı sonunda zamanaşımına uğrayacak, aynı tarihte zamanaşımına uğrayacak alacaklarda her birine orantılı olarak, vadesi önce gelen ve teminatsız veya az teminatlı olana mahsup edileceği, ödemenin, alacak aslı ile ferilerinin tamamını karşılamaması halinde mahsubun alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı olarak yapılacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanunun kapsamını belirleyen 1 inci mad...