Finansman gideri niteliğinde olan kur farklarının doğrudan gider yazılmasının hukuka uygun olduğu hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2002/4380 K. 2004/269 T. 17.2.2004 KUR FARKI GİDER KAYDETME FİNANSMAN GİDERİ NİTELİĞİNDE OLAN KUR FARKLARININ DOĞRUDAN GİDER YAZILMASININ HUKUKA UYGUN OLDUĞU HAKKINDA. 213/md. 261 , 279 İstemin Özeti: 1997 yılı işlemleri incelenen davacı adına bağlı ortaklık satın alırken kullandığı yabancı kaynaklara ait kur farklarını dönem gideri olarak kaydettiği ileri sürülerek 1998 yılı için ikmalen geçici vergi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur cezası kesilmiştir. ?. Vergi Mahkemesi 22.5.2002 günlü ve E:2001/2184, K:2002/1095 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 261?inci maddesinde değerleme ölçülerinin 8 bent halinde sayıldığı, olay tarihinde yürürlükte olan 279?uncu maddede ise, Türk ve yabancı esham ve tahvilatının alış bedeli ile değerleneceğinin belirtildiği, olayda, davacının Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin sahip olduğu ... A.Ş.'nin hisselerini Alman Markı cinsinden satın alarak bir kısmını peşin, bir kısmını 1997 ila 2003 yıllarında eşit taksitler halinde ödemek üzere satın aldığı, davacı tarafından kur farklarının doğrudan gider yazıldığı ancak inceleme elemanınca, finansman gideri niteliğindeki kur farklarının doğrudan gider yazılamayacağı, bağlı ortaklık alım bedeli içinde değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle ilgili yıldaki kur farkları dönem giderleri içinden çıkarılarak bulunan matrah farkı üzerinden ikmalen tarhiyat yapıldığı ancak, finansman gideri niteliğinde olan kur farklarının anılan kanun maddeleri uyarınca doğrudan gider yazılmasının yasal olduğu gerekçesiyle vergi ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatta usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 17.02.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi. ---------------o----------------- kanun 213 madde 213 261 , 213 279