Finansman giderleri, işletmeler açısından genel idari gider niteliğinde olduğundan doğrudan gider yazılabileceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1999/2424 K. 2000/401 T. 9.2.2000 FİNANSMAN GİDERLERİ FİNANSMAN GİDERLERİ, İŞLETMELER AÇISINDAN GENEL İDARİ GİDER NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN DOĞRUDAN GİDER YAZILABİLECEĞİ HK. 213/md. 262 , 271 , 274 , 275 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Anonim Şirketi İstemin Özeti: 1993 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu bankalardan sağladığı, kredilerin faiz ve kur farklarının işletme bünyesinde yer alan diğer birimlere ve yıllara sari inşaat işlerine dağıtılmadığı, aldığı banka kredilerinin bir kısmını diğer şirketlerine kullandırılarak finansman hizmeti sağlanmasına rağmen bu hizmet için fatura düzenleyip hasılat kaydedilmediği belirtilerek düzenlenen rapora göre davacı şirket adına kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezası kesilmiş, aslı aranmayan geçici vergiye kaçakçılık cezası uygulanmıştır. .... Vergi Mahkemesi 29.12.1998 günlü ve E: 1998/459, K: 1998/838 sayılı kararıyla; 213 sayılı Kanunun 262 inci maddesinde maliyet bedelinin, 271 inci maddesinde inşa ve imal giderinin 274 üncü maddesinde emtianın, 275 inci maddesinde ise imal edilen emtianın tanımlandığı, bu maddelere göre işletmelerin, finansman temini maksadıyla bankalardan benzeri kredi kurumlarından aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay verme zorunluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, yükümlülerin söz konusu ödemeleri doğrudan gider olarak kayıt edebilecekleri gibi dilerlerse, stokta bulunan mala isabet eden kısmını maliyete dahil edebilmelerinin ihtiyari olduğu, finansman giderleri, işletmeler açısından genel idare gideri niteliği taşıdığından bunların doğrudan gider yazılmasında yasaya aykırılık görülmediğinden bu konuya ilişkin matrah farkında, davacı şirketin grubuna dahil diğer şirketlere kullandırdığı döviz cinsinden kredilerin kur farkını, grubundaki ilgili şirketlere yansıtmamış olması herhangi bir vergi kaybı yaratmadığı, aynı gruba dahil şirketlere kur farkı giderinin yansıtılması veya yansıtılmaması ödenecek kurumlar vergisinde hiç bir farklılık yaratmayacağı, grup içinde yer alan şirketler arasında finansman kaynaklarının grup amaçları doğrultusunda işbirliği içinde kullanılması, finans ihtiyacı karşılanan şirketlerin de kurumlar vergisi mükellefi olmaları ve vergi kaybına neden olmamaları halinde kur farkı giderlerinin grup içindeki ana şirket üzerinde kalması işin gereği olduğundan tespit edilen matrah farkında da isabet görülmediği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, inceleme raporuna göre yapılan tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Yıllara yaygın inşaat işi ile uğraşan yükümlü şirket adına, 1993 takvim yılı için inceleme raporuna dayanılarak yapılan ceza tarhiyatı, bankalardan sağlanan krediler için ödenen faiz ve kur farklarının, işletme açısından genel idare gideri niteliği taşıdığı, bu nedenle doğrudan gider ya...