Noter satış sözleşmesi ortada iken bu belgenin sahteliği ya da aracın sözleşmede yazılı bedelin üstünde satıldığı yolunda gerçeği yansıtmayan olgular bulunmadan kasko bedelinin altında satış yapılmasının başlı başına re'sen takdir nedeni olamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/4350 K. 2001/1237 T. 3.4.2001 KASKO BEDELİNİN ALTINDA ARAÇ SATIŞI NOTER SATIŞ SÖZLEŞMESİ ORTADA İKEN BU BELGENİN SAHTELİĞİ YA DA ARACIN SÖZLEŞMEDE YAZILI BEDELİN ÜSTÜNDE SATILDIĞI YOLUNDA GERÇEĞİ YANSITMAYAN OLGULAR BULUNMADAN KASKO BEDELİNİN ALTINDA SATIŞ YAPILMASININ BAŞLI BAŞINA RE'SEN TAKDİR NEDENİ OLAMAYACAĞI HK. 213/md. 3 , 30 , 31 Temyiz Eden Taraflar: 1- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2- ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti: Nakliyecilik faaliyetinde kullandığı aracının satış bedelini noksan beyan ettiği ileri sürülen davacı adına re'sen takdir edilen matrah üzerinden 1994 yılı için gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesinin 7.6.2000 günlü ve E: 2000/81, K: 2000/381 sayılı kararıyla; takdir komisyonunca en düşük emsal değer olan kasko değeri esas alınmak suretiyle takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle gelir vergisi ile fon payına yönelik davanın reddine, aracın satışının noter senedi ile yapılması nedeniyle idarenin bilgisi dışında kalan bir işlemden söz edilemeyeceğinden kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, kesilen kaçakçılık cezasının yasal olduğunu, davacı ise, aracın bakımsız ve yıpranmış olması nedeniyle beyan edilen değerin aracın gerçek satış değerini gösterdiğini, takdir komisyonu kararının dayanağının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti: Davalı İdare, yasal dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiğini savunmuştur. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Aracı satın alan şahıs nezdinde satış bedelinin araştırılması, ayrıca aracın alış bedeli de dikkate alınmak suretiyle araç satışından elde edilen gelirin saptanması gerekirken, bu yolda hiç bir araştırma yapılmadan, aracın yıpranmış ve bakımsız olup olmadığı saptanmadan matrah takdir edilmesinde isabet görülmediğinden davacı temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Uyuşmazlıkta, nakliyecilik faaliyetinde bulunmakta iken 25.4.1994 tarihinde otobüsünü satan ve aynı gün işini terk eden yükümlünün satış bedelinin kasko sigorta bedelinin altında bulunması nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 1994 yılı için tarh olunan gelir vergisi, fon payı ve kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul ederek gelir vergisi ve fon payını onayan, kaçakçılık cezasını ise kusur cezasına çeviren vergi mahkemesi kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde re'sen vergi tarhı, vergi matrahını tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonunca takdir edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 6. bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına...