Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmiş olmasının vergilemede esas olduğu, davacının ihtilaflı dönemde herhangi bir faaliyetinin olmadığı yolundaki iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2000/239 K. 2001/1099 T. 27.3.2001 BORCUM YOKTUR BEYANI VERGİYİ DOĞURAN OLAYIN GERÇEKLEŞMİŞ OLMASININ VERGİLEMEDE ESAS OLDUĞU, DAVACININ İHTİLAFLI DÖNEMDE HERHANGİ BİR FAALİYETİNİN OLMADIĞI YOLUNDAKİ İDDİALARININ "BORCUM YOKTUR" KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİRKEN AKSİ YÖNDE VERİLEN KARARDA İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 6183/md. 55 , 58 İstemin Özeti: 1997 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesini vermemesi nedeniyle davacı adına re'sen salınıp, vadesinde ödenmeyen gelir vergisi, geçici vergi, fon payı, ağır kusur cezası ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. Tekirdağ Vergi Mahkemesi 12.10.1999 günlü ve E: 1999/123, K: 1999/204 sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmesi üzerine dava açıldığı, mahkemelerince dilekçe ret kararı verildiği, ancak dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından ihbarnamelerin kesinleşmesi üzerine gelir vergisi ve buna bağlı olarak kesilen ağır kusur cezası ve hesaplanan gecikme faizinin ödeme emri ile istenilmesinin yasaya uygun olduğu, davacı her ne kadar ticari faaliyeti olmadığını ileri sürmekte ise de bu iddia tahakkuka karşı ileri sürülebileceğinden kesinleşmiş hukuki durumların sonucunu ortadan kaldırmayacağı gibi ödeme emrinin iptali istemi safhasında, "böyle bir borcum olmadığı" kapsamında yeniden inceleme olanağı sağlamayacağı, bir vergilendirme dönemi için ikmalen ve re'sen vergi tarhı halinde, bu vergi tutarı üzerinden geçici vergi ve fon hesaplaması ve ceza kesilmesi mümkün olmadığından hukuken doğmayan geçici vergi, fon payı, bunlara bağlı olarak kesilen ağır kusur cezası ve hesaplanan gecikme faizi borcunun dava konusu ödeme emriyle istenilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar vermiştir. Davalı idare, re'sen tarh edilen vergilerin yasal olup olmadığı tarhiyat aşamasında ileri sürülebileceğinden kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin yerinde olduğunu, davacı, faaliyetini terk ettiğini idareye bildirmesi ve ilgili dönemde faaliyeti olmaması nedeniyle yükümlü olmadığı vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Türk milleti adana hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55 inci maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri ya da mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı öngörülürken, 58 inci madde de kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişinin böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği ifade edilmiştir. D...