Mücbir sebeplerden herhangi birisinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa, vergi cezası kesilemeyeceği hk.
Danıştay 9. Daire E. 1997/4407 K. 1998/4513 T. 27.11.1998 MÜCBİR SEBEP MÜCBİR SEBEPLERDEN HERHANGİ BİRİSİNİN VUKUA GELDİĞİ MALUM İSE VEYA TEVSİK VE İSPAT OLUNURSA, VERGİ CEZASI KESİLEMEYECEĞİ HK. 213/md. 13 , 373 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Dövizli ihracat kredisi kullanmak için ipotek tesis ettiren davacı adına, ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle tahsil edilen damga vergisi ve tapu harcı üzerinden kesilen kusur cezasının terkini istemiyle açılan davayı, dosyadaki belgelerin incelenmesinden yükümlünün yağan doludan dolayı narenciye ürünlerinin zarar görmesi nedeniyle ihracatı gerçekleştiremediği ve başlangıçta alınan ihracat kredisinin teminatı amacıyla tesis edilen ipotek işlemi sırasında uygulanan damga vergisi ve tapu harcı istisnasının ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kaldırıldığı ve tahakkuk eden vergi ve harcın zamanında ödendiğinin anlaşıldığı, 213 sayılı Kanunun 13. maddesinde kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetlerin mücbir sebep olarak sayıldığı, bu durumda davacının mücbir sebep nedeniyle ürününü ihraç edemediği sonucuna ulaşıldığı, aynı Kanunun 373. maddesinde yer alan bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmeyeceği yönündeki hüküm karşısında kesilen cezanın yerinde olmadığı, kaldı ki tahakkuk eden vergi ve harç süresinde ödendiğine göre bir vergi ziyaının da olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kabul ederek cezayı terkin eden .... Vergi Mahkemesinin 12.6.1997 tarih ve 1997/405 sayılı kararının; ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle kesilen cezanın yerinde olduğu ve onanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Savcı ......'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi .....'in Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA 2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde gereğince hüküm veren Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerle oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşüldü. Temyiz edilen ..... Vergi Mahkemesinin 12.6.1997 tarih ve 1997/405 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan Mahkeme kararının onanmasına 27.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar veril...