Kıdem tazminatı ödemesinde kullanılan mevduatın nemasının kurum tarafından elde edilen faiz geliri sayılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/1632 K. 2001/560 T. 27.2.2001 KIDEM TAZMİNATI MEVDUAT FAİZ GELİRİ KIDEM TAZMİNATI ÖDEMESİNDE KULLANILAN MEVDUATIN NEMASININ KURUM TARAFINDAN ELDE EDİLEN FAİZ GELİRİ SAYILAMAYACAĞI HK. 193/md. 75 , 82 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .......... Turkey Limited Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Davacı şirkette çalışmakta iken emeklilik veya başka nedenlerle işten ayrılan 47 personele ... Şubesi aracılığıyla yapılan faiz ödemelerinin kredi mevduat görüntüsü altında peçelenerek yasal sınırın üzerinde yapılan kıdem tazminatı ödemesinde kullanıldığı, bu faizlerin aslında davacı şirketin menkul sermaye iradı olduğu ve bankaca kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulmadığı ileri sürülerek banka nezdinde oluşan vergi ziyaı nedeniyle davacı şirket adına 1996/2,3,4,5,6,7,9,11 inci aylar için kaçakçılığa iştirak cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 27.10.1999 günlü ve E: 1999/293, K: 1999/1216 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 1993-1998 yıllarında teminat görüntüsü ile .... T.A.Ş. .... Şubesinde vadeli mevduat hesapları açtırıldığı, bu hesaptan tahakkuk eden faiz tutarının ise kurum çalışanı iken işten ayrılan 47 kişi adına açılan "Kredi Mevduat Hesapları" ile peçelenerek yasal tavanın üzerinde hesaplanan işten çıkarma tazminatlarının ödemesinde kullanıldığı belirtilerek tarhiyat yapıldığı, incelemenin bir ihbarın değerlendirilmesi sonucu gerçekleştiği, 47 personelin davacı şirketin kefaletiyle bankadan faizsiz kredi aldıkları, bu paraları vadeli mevduatta değerlendirdikleri, bankaca adlarına faiz tahakkuk ettirildiği, bu şekilde elde edilen menkul sermaye iratlarından tevkifat yapılarak ilgili vergi dairesine ödendiğinin anlaşıldığı, 1475 sayılı İş Kanunu'nda kıdem tazminatının sınırlandığı, kurumun "Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği" uyarınca ödemeler yapmakta iken İş Kanunun da kıdem tazminatına tavan getirilmesi sonucu Yönetmeliği uygulama olanağının kalmadığı, ayrıca bu yönetmeliğin hukuki bir sonuç doğurmasının düşünülemeyeceği, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında kurumda daha önce çalışıp da uyuşmazlık döneminde ilişkileri kalmamış olanların, banka şubesine başvurarak kredi kullanmaları ve faiz geliri elde etmelerinin doğal olduğu, kurumun bu kişilerle ilgisinin sadece kefaletten ibaret bulunduğu, gelir elde edenlerin kendi mal varlıklarına dahil edildiği, tüm belgelerde bu kişilerin imzalarının olduğu, bu 47 kişiden birisinin elde ettiği menkul sermaye iradının kanuni haddi geçmesi nedeniyle beyanname vermek zorunda kaldığı, bu durum karşısında faiz gelirinin dar mükellef kurum tarafından elde edildiğinden söz edilemeyeceği, mevduat hesaplarıyla ilgili davacı kurumun, bankaya herhangi bir müdahalesinin olamayacağı, ayrıca inceleme elemanınca peçelemeden bahsedilirken incelemenin derinleştirilmediği, geliri elde eden şahısların bilgisine dahi başvurulmadığı gerekçesiyle kaçakçılığa iştirak cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, bankacılık işlemlerinden yararlanılarak...