Ödeme emrine karşı itiraz ve ödeme şekilleri hk.
Danıştay 4. Daire E. 1999/3587 K. 2000/3684 T. 19.9.2000 ÖDEME EMRİNE İTİRAZ ÖDEME EMRİNE KARŞI İTİRAZ VE ÖDEME ŞEKİLLERİ HK. 6183/md. 40 , 41 , 58 Temyiz Eden : .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Vekili: Av. .... İstemin Özeti : 1998 Nisan ayına ilişkin gelir (stopaj) vergisinin ödenmediğinden bahisle tahsili için davacı kurum adına ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 28.4.1999 günlü ve E: 1999/62, K: 1999/71 sayılı kararıyla; davacı kurumun söz konusu borcunu 20.5.1998 tarihli çekle davalı İdareye banka aracılığıyla ödediği, ancak davalı idarece söz konusu çekin mükellefin yetkili adamı tarafından başka mükelleflerin borcuna karşılık verildiğinin iddia edildiği, söz konusu borç için idareye davacı kurum tarafından tanzim edilen çekin verildiğinin ihtilafsız olduğu, davacı kurum tarafından borcu miktarında idare adına tanzim edilen çekin başka mükelleflerin borcuna karşı kabul edildiği iddiasının yerinde görülmediği, dolayısıyla ödeme emrine konu verginin ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, amme alacağının tahsil edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 40 ıncı maddesinde "ödemenin, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılacağı" belirtilmiş olup, 41. ve müteakip maddelerinde de çekle ödeme düzenlenmiştir. Anılan maddelerin incelenmesinden, amme borçlularının borçlarını nakit veya çizgili çekle ödemeleri halinde, makbuz almaları ve bu makbuzu bir ispat vasıtası olarak zamanaşımı süresi sonuna kadar saklamaları gerektiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı kurum ödeme emrine konu borcunu çekle ödediğini iddia etmekte, ancak makbuzunu ibraz edememektedir. Davalı İdare ise, söz konusu çek bedelini tahsil ettiğini, ancak bu çekin başka mükelleflerin borcuna karşılık verildiğini öne sürmektedir. Davacının ödeme emrine konu borcu ile ibraz ettiği çekteki meblağlar birbirini tutmaktadır. Bu durumda, davacı kurumun yaptığı ödemeye karşılık ne gibi bir ispat edici belge aldığı ve davalı İdarenin ödemenin yapıldığı günkü kayıtlarının...