Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: D A V A / Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin, davalı banka nezdinde 22.05.2017 ile 07.11.2019 tarihleri arasında tasfiye memuru olarak görev yaptığını ,yurt dışındaki genel merkez tarafından tasfiyeyi yürütmekle görevlendirildiğini, fakat bu dönemde; aylık maaşı haricinde tasfiye memuru olmaktan kaynaklı herhangi bir ödeme almadığını, ancak TTK madde 284/2 mucibince "Ortak olmayanlardan atanan tasfiye memurları, ücret kararlaştırılmasa bile, hâlin gereğine göre takdir edilecek uygun bir ücret isteyebilirler, anlaşmazlık durumunda taraflar yargı yoluna başvurabilir. "İlaveten TTK madde 536 uyarınca "Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar."...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/501 Esas KARAR NO :2022/323
DAVA:Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/08/2021 KARAR TARİHİ:23/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: D A V A / Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin, davalı banka nezdinde 22.05.2017 ile 07.11.2019 tarihleri arasında tasfiye memuru olarak görev yaptığını ,yurt dışındaki genel merkez tarafından tasfiyeyi yürütmekle görevlendirildiğini, fakat bu dönemde; aylık maaşı haricinde tasfiye memuru olmaktan kaynaklı herhangi bir ödeme almadığını, ancak TTK madde 284/2 mucibince "Ortak olmayanlardan atanan tasfiye memurları, ücret kararlaştırılmasa bile, hâlin gereğine göre takdir edilecek uygun bir ücret isteyebilirler, anlaşmazlık durumunda taraflar yargı yoluna başvurabilir. "İlaveten TTK madde 536 uyarınca "Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar." Ana sözleşme ile atama kararında tasfiye memurlarına ücret ödenmeyeceği yönünde bir hüküm olmadığını, tasfiye ile görevlendirilen kimsenin üstlendiği sorumluluk, harcadığı emek ve zaman ile tasfiye sürecinin zorluk ve karmaşıklığı ile orantılı bir ücrete hak kazanması gerektiğinin mevzuat ve Yargıtay kararları ile kabul edildiğini, fakat müvekkilinin, banka tasfiyesi gibi zor, yoğun emek ve mesai harcanan, üstüne üstlük tasfiye memuruna en üst düzeyde şahsi sorumluluk yükleyen tasfiye işini 30 ay boyunca herhangi bir ek tasfiye memurluğu ücreti alamadan yapmak zorunda kaldığını, davanın kabulü ile, tahkikat sonucunda müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK madde 107 uyarınca asgari 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faiziyle beraber ödenmesine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş sözleşmesinde kendisinden gerektiğinde zaman ek görevler ve farklı işler istenebileceğinin açıkça hüküm altına alınmış olduğundan, müvekkilinin davacıya bu göreve karşı böyle bir ek ücret ödemek zorunda olmadığını, davacının müvekkili bankadaki son görevi Kredi Risk Departmanı Müdürlüğü olduğunu ancak, bankanın tasfiye sürecinde faaliyette olmaması ve herhangi bir müşterinin bulunmadığından yeni kredi limiti açılmaması ve dolayısıyla kredi limitlerinin izlenmesine gerek kalmaması gerçeği göz önüne alındığında, davacının yapması gereken herhangi bir işi olmadığını, geriye kalan tek işin tasfiye memurluğu görevi olduğunu, her halükarda, tasfiye faaliyetinde doğası gereği görevli kilit kişiler ... (dış kaynak modelinde lider ve ülke temsilcisi olan kişi) ve ... (Türk makamlarla ilişkileri destekleyen pozisyondaki kişi) idi, bu nedenle da...