Araçların kasko değerinin altında bir bedelle satılıp satılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 1999/1961 K. 2000/2276 T. 24.5.2000 KASKO BEDELİNİN ALTINDA ARAÇ SATIŞI ARAÇLARIN KASKO DEĞERİNİN ALTINDA BİR BEDELLE SATILIP SATILAMAYACAĞI HK. 213/md. 30 Temyiz Eden Taraflar: 1- .... Vekili: Av. .... 2- .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacının 1995 yılı işlemlerinin sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu doğrultusunda gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 7.12.1998 günlü ve E: 1998/187, K: 1998/402 sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, kayıt dışı bırakılan satış hasılatı ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığı bir adet kamyonla iki adet otobüsün satış bedellerinin emsaline göre düşük olması nedeniyle hesaplanan matrah farkında da takdir komisyonunca takdir edilen bedel üzerinden satış karı hesaplanarak fark matrahın hesaplanmadığının anlaşıldığı yapılan inceleme sonucu takdir komisyonunca yeterli araştırma yapılarak emsal bedeli belirlendiği kanaatine varıldığından vergi aslında hukuka aykırılık görülmediği ancak, davacı adına kesilen ağır kusur cezasının matrah farkının defter ve belgelerden bulunması nedeniyle kusur cezasına çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle, vergi aslı ve fon payına ilişkin davayı reddetmiş ağır kusur cezasını ise kusur cezasına çevirmiştir. Davacı, satış yapılan araçların fatura düzenlenerek satıldığını ayrıca araçların hesaplı olduğunun dikkate alınmadığını, davalı İdare ise kesilen ağır kusur cezasının kanuna uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Davacı adına re'sen salınan gelir vergisi ve kesilen ağır kusur cezasına yönelik davayı kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmektedir. Vergi Usul Kanunu'nun 30 uncu maddesinde re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonlarınca takdir edilecek matrah ve matrah kısmı üzerinden vergi tarholunması olarak tanımlanmış; maddenin 4 üncü bendinde de, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali takdirin karinesi kabul edilmiştir. Olayda, davacının sahibi bulunduğu araçları kasko değerinin altında satması nedeniyle takdir komisyonuna başvurulduğu, komisyon tarafından da kasko bedelinden ve araçların rayiç bedelleri ile emsallerinin durumundan söz edilerek matrah takdir olunduğu, takdir olunan ve tarhiyata esas alınan bu değerlere ilişkin davacı iddialarında Vergi Mahkemesince isabet görülmeyerek matrahın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ortada aksine bir tespit bulunmayan noter satış senedi mevcut olduğu halde, kasko bedelinin altında satış yapılmış olmasının tek başına re'sen takdir sebebi olduğunu söylemek mümkün değildir. Ayrıca, vergi sistemimizde gerçek gelirin ...