Amme alacaklarının tamamı için tecil ve taksitlendirme talebinde bulunulabileceği hk.
5. Daire 1998/2407 E. , 1999/222 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No: 1998/2407 Karar No: 1999/222
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Vekili: ... Karşı Taraf: ...
İsteğin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden, davacının, memuriyette iken hakkında tesis edilen naklen atama işleminin iptali yolunda verilen ve kesinleşmiş bulunan yargı kararından bahisle eski görevine iade edilmesi için davalı idareye başvurduğu 1.10.1996 tarihi itibariyle, "kendi isteğiyle emekliye ayrılmış olan (bir başka ifadeyle, emekli statüsünde bulunan)" kişi konumunda olduğu anlaşılmış olup; davacının, dava konusu ettiği naklen atama işleminden sonra kendi iradesiyle davalı idareye tesis ettirmiş olduğu "yeni bir işlem" niteliğindeki emekliye ayrılma işlemi karşısında, artık ortada yerine getirilmesi gereken bir yargı kararının varlığından sözetmeye hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacının eski görevine dönmesi sonucunu doğuracak şekilde dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan, davacının, naklen atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada parasal hak isteminde bulunmadığı; bu istemine, bakılan davaya ilişkin dava dilekçesinde yer verdiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmış olup; bu yönüyle davanın, 2577 sayılı Yasanın 12. maddesi kapsamında açılan bir dava niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, bakılan davanın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının 2577 sayılı Yasanın 12. maddesine göre süresinde olup olmadığı araştırılmaksızın, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne hükmedilmesinde de hukuki isabet görülmemiştir. Davanın, davacının manevi tazminat istemine ilişkin kısmına gelince: Temyize konu Mahkeme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, Anayasanın 2 ve 138. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/1. maddesinde yer alan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, idarenin, maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneğinin olmadığı açıktır. Yukarıda sözüedilen yasal düzenlemeler karşısında, davacının, ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararının uygulanması için yaptığı 17.3.1993 günlü başvurusu üzerine, (her ne kadar İdare Mahkemesince henüz bu tarih itibariyle yürürlükte bulunmayan 2577 sayılı Yasanın 28. maddesinin 4001 sayılı Yasa ile değişik 1. fıkrasında öngörülen süre esas alınarak en geç "30" günlük süre içerisinde eski görevine iade edilmesi gerektiği ...