Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/97 · K. 2022/492
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/97 K. 2022/492

E. 2020/97K. 2022/49222 Haziran 2022
mevduat rehnisözleşmenin iptaliiadebilirkişi raporutespit davasıkredi sözleşmesimevduat faiziticari faaliyetanonim şirketzarar tazminibilirkişi incelemesihaksız fiilhapis hakkıistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında tek satıcılık yetkisinin de bulunduğu ve davalı/üreticinin üretmiş olduğu malları müvekkilinin kendi bölgesinde satacağı anlaşma görüşmesinde davalı tarafından gönderilen ürün kataloğundaki içeriğe güvenerek distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye dayanılarak da ... A.Ş. ile mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, anılan ürün kataloğunda yer alan bilgilerin müvekkili yanıltmak için kullanıldığını, ürün kataloğunda yer alan ürünlerin belirtilen vasıfları taşımadığının anlaşıldığını, sözleşme görüşmeleri sırasında davalı firmanın 17 yılı aşkın birikimin olduğunu, uzman kimyagerlerinin bulunduğu, kalite kontrolörlerinin bulunduğu, Arge labarotuvarının bulunduğu, ambalajlama ve...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/215 Esas KARAR NO : 2022/489 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 02/05/2019 KARAR TARİHİ : 20/06/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında tek satıcılık yetkisinin de bulunduğu ve davalı/üreticinin üretmiş olduğu malları müvekkilinin kendi bölgesinde satacağı anlaşma görüşmesinde davalı tarafından gönderilen ürün kataloğundaki içeriğe güvenerek distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye dayanılarak da ... A.Ş. ile mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, anılan ürün kataloğunda yer alan bilgilerin müvekkili yanıltmak için kullanıldığını, ürün kataloğunda yer alan ürünlerin belirtilen vasıfları taşımadığının anlaşıldığını, sözleşme görüşmeleri sırasında davalı firmanın 17 yılı aşkın birikimin olduğunu, uzman kimyagerlerinin bulunduğu, kalite kontrolörlerinin bulunduğu, Arge labarotuvarının bulunduğu, ambalajlama ve sevkiyatında uzman kadrolarla çalışıldığı, ürünlerin ... kalite güvence belgeleri ile Sağlık Bakanlığı ruhsatına sahip tesislerde üretildiği, ... markasının dünyanın dört bir yanına deterjan ve ekipman ihraç ettiği ve ürünlerin çevre ile insan sağlığına uygun olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin bu iddialara güvenerek satış bölgesi olacağı kararlaştırılan Bulgaristan'da davalı/üreticinin sağlayacağı ürünleri satarak ticari faaliyette bulunmak üzere anlaşma imzaladığını, ancak ürünlerin yurt dışında sağlığa zararlı olması sebebiyle satışa sunulamadığı, belirtilen tüm sertifikasyonların ve belgelerin gerçekte olup olmadığı hususlarında ilgili kurumlara müzekkere ile sorulmasını talep ettiklerini, TBK36. maddesine göre taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir hükmü gereği aldatma dolayısı ile irade bozukluğu bulunmakta ise aldatılanın sözleşme ile bağlı olmayacağını, madde metninden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin kurulması, aldatma dolayısıyla irade bozukluğu bulunmakta ise aldatılan sözleşme ile bağlı olmayacağını, öte yandan kanunda düzenlenen aldatma kurumunun varlığından söz edilebilmesi için üç şartın gerçekleşmiş olması gerektiğini, davalının haksız fiili nedeniyle müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini, taraflar arasında 07.01.2018 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, sözleşme maddeleri gereği müvekkilinin, davalı taraf lehine ... A.Ş. ile 02.02.2018 tarihinde mevduat rehni sözleşmesi imzaladığını, mevduat rehni sözleşmesine göre davalının bankayla kuracağı kredi vb. sözleşmelerde bankada rehnedilen 100.000,- TL mevduatın teminat olarak kullanılabileceği belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin mezkur 9.1 maddesi uyarınca davalı şirkete 100.000,00- TL ödenme zorunda kalındığını, aldatma sonucu imzalanan sözleşme gereği ödenen bu paranın iadesine karar verilmesi talebinde bulunduklar...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 36

II. Aldatma

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/215 · K. 2022/489

20 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/119 · K. 2021/193

4 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/377 · K. 2022/402

1 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/77 · K. 2022/55

27 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/107 · K. 2022/600

10 Ekim 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/252 · K. 2022/498

24 Haziran 2022