Aracın kasko değerinin altında satılması nedeniyle, gerçek kazancın kasko değerinden hareketle tespit edilemeyeceği, noter harcı için öngörülen bu ölçünün gelir vergisi için de ölçü olarak kullanılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 1996/4055 K. 1997/1458 T. 6.5.1997 KASKO DEĞERİ NOTER HARCI ARACIN KASKO DEĞERİNİN ALTINDA SATILMASI NEDENİYLE, GERÇEK KAZANCIN KASKO DEĞERİNDEN HAREKETLE TESPİT EDİLEMEYECEĞİ, NOTER HARCI İÇİN ÖNGÖRÜLEN BU ÖLÇÜNÜN GELİR VERGİSİ İÇİN DE ÖLÇÜ OLARAK KULLANILAMAYACAĞI HK. 193/md. 2 213/md. 30 , 267 Temyiz Eden Taraflar : 1- ... 2- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1993 yılında satmış olduğu otobüsün değerinin düşük olduğu iddiasıyla kasko bedeli emsal alınmak suretiyle davacı adına re'sen gelir vergisi salınıp, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 29.12.1995 günlü ve E: 1995/256, K: 1995/2391 sayılı kararıyla; satış bedelinin kasko değerinin altında olması nedeniyle yapılan tarhiyatın yerinde olduğu, davacının aracını daha düşük bedelle kasko sigortası yaptırmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, ancak aracın alış bedelinin maliyet olarak indirilmesi gerektiği ve olayın niteliği itibariyle yapılan tarhiyata kaçakçılık cezası uygulanamayacağı gerekçesiyle matrahın kusur cezalı olarak azaltılmasına karar vermiştir. Davacı, satış bedelinin gerçeği yansıttığını, Vergi Dairesi Müdürlüğü, tarhiyatın aynen onanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi : 1993 yılında noter satışı sözleşmesiyle satışını yaptığı aracın satış bedelini kasko bedelinin altında beyan eden yükümlü adına resen salınan gelir vergisini aynen, kaçakçılık cezasını ise kusur cezasına çevirmek suretiyle değişiklikle onayan Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde, gerçek kazancın vergilendirilmesi esas alınmış olup, olayda noter satış sözleşmesi ortada iken bu belgelerin sahteliği ya da aracın sözleşmede yazılı bedellerin üzerinde bir fiyatla satıldığı yolunda aracı satın alan nezdinde de araştırma yapılarak, bir tespitin yapılması gerekirken, bu araştırma yapılmadan satışa konu aracın kasko bedelinin altında satılamayacağı yolundaki Harçlar Kanununun 43 üncü maddesi esas alınarak matrahın saptanmasında yukarıda açıklanan madde hükmüne uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenle yükümlü temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması, Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi : Olayda bir re'sen takdir nedeni bulunmadan, Vergi Usul Kanunu'nun 267 nci maddesine göre yapılan tarhiyatta isabet bulunmadığından, davacı temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü : Uyuşmazlık, sattığı otobüsün satış bedelinin düşük gösterildiği ileri sürülüp, takdir komisyonunca kasko bedeli esas alınarak takdir edilen matrah üzerinden davacı adına salınan gelir vergisi ve kesilen kaçakçılık cezasına ilişkindir. Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar mahkeme kararını kus...