Vergi incelemesine yetkili olanlar dışında bankalar yeminli murakıpları veya yardımcıları tarafından düzenlenen raporlara dayanılarak vergi tarhiyatı yapılamayacağı hk.
3. Daire 1998/705 E. , 1999/3359 K.
"İçtihat Metni"
Daire : ÜÇÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1999 Karar No : 3359 Esas Yılı : 1998 Esas No : 705 Karar Tarihi : 14/10/999
213 SAYILI KANUNDA VERGİ İNCELEMESİ YAPMAYA YETKİLİ OLDUKLARI BELİRLENMİŞ OLANLAR TARAFINDAN VE ADIGEÇEN KANUN HÜKÜMLERİ UYARINCA YAPILMIŞ BİR VERGİ İNCELEMESİ BULUNMADIKÇA BANKALAR YEMİNLİ MURAKIPLARI VEYA YARDIMCILARI TARAFINDAN DÜZENLENEN RAPORLARA DAYANILARAK VERGİ TARHİYATI YAPILAMAYACAĞI HK.
1994 takvim yılı işlemlerinin bankalar yeminli murakıplarınca incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak döviz tevdiat hesaplarının açılması ve kapatılması sırasında uygulanan döviz kurları arasında oluşan farkın ödenen faiz olduğu ve menkul sermaye iradı olarak vergi kesintisine tabi tutulması gerektiği neden gösterilerek 1994/Kasım dönemi için sorumlu sıfatıyla davacı banka adına ikmalen salınan gelir (stopaj) vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; 11.8.1989 tarih ve 20249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 4/b maddesinde, Türkiye'de yerleşik kişilerin beraberlerinde döviz bulundurmalarının, bankalar, yetkili müesseseler ve özel finans kurumlarından döviz satın almalarının, dövizleri bankalarda açacakları döviz hesaplarında tutmaları ve efektif olarak kullanmak dahil tasarruf etmelerinin serbest olduğunun, 3.7.1991 tarih ve 20918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan konuya ilişkin Merkez Bankasının 1-M sayılı genelgesinde de, bankalar, yetkili müesseseler, özel finans kurumları ve P.T.T.'ce yapılan döviz ve efektif alım-satım işlemlerinde uygulanacak döviz kurlarının serbestçe belirleneceğinin belirtildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75.maddesinde, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğunun, aynı maddenin 7.bendinde mevduat faizlerinin de menkul sermaye iradı olduğu açıklandıktan sonra bankalara, bankerlere, tasarruf sandıklarına, tevdiat kabul eden diğer müesseselere yatırılan vadeli vadesiz paralara ödenen faizlerin de mevduat faizi sayılacağının açıklandığı, yukarıda sözü edilen mevzuat çerçevesinde, dövizin alım-satım tarihleri arasında kur farkından oluşan artışın, Türk parasının yabancı paralar karşısında değer kaybetmesinden kaynaklanan fiktif bir artış olduğu ve bunun mevduat faizi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca döviz tevdiat hesaplarının açılıp kapatılması sırasında düşük veya yüksek kur uygulanması bankanın döviz pozisyonlarının gerektirdiği ihtiyaca göre işletme politikası çerçevesinde serbestçe belirleyebileceği bir husus olduğu, bu durumda kur farkları faiz olarak nitelendirilemeyeceğinden bu farkların kurlara yansıtılmak suretiyle ödenen faiz olduğu ve menkul sermay...