Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacının, sektöründe tanınan, dürüstlüğü ve dostluklarına verdiği değeri davacı ile davalı firma yetkilileri eskiye dayanan bir dostluk ilişkisi içerisinde olduklarını, davalı firma yetkililerinin,yeni bir projeye gireceklerini, bunun için finarsmana ihtiyaçları olduğunu davacıya ilettiklerini,davacının da durumun uygun olduğu için eski günlerin hatırına 350.000 USD tutarında bedeli borç olarak davalı firma hesabına gönderdiğini, davalı yanın, bu bedeli en geç 6 ay içerisinde geri ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini,davacı tarafından 01.04.2016 tarihinde davalıya 350.000,00 USD tutarında borç bankaya talimat yazma yolu ile havale geçildiğini,davalı yanın borçlu olduğu hususunun; icra dosyasında da...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/201 Esas KARAR NO:2022/219
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:17/03/2020 KARAR TARİHİ:14/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacının, sektöründe tanınan, dürüstlüğü ve dostluklarına verdiği değeri davacı ile davalı firma yetkilileri eskiye dayanan bir dostluk ilişkisi içerisinde olduklarını, davalı firma yetkililerinin,yeni bir projeye gireceklerini, bunun için finarsmana ihtiyaçları olduğunu davacıya ilettiklerini,davacının da durumun uygun olduğu için eski günlerin hatırına 350.000 USD tutarında bedeli borç olarak davalı firma hesabına gönderdiğini, davalı yanın, bu bedeli en geç 6 ay içerisinde geri ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini,davacı tarafından 01.04.2016 tarihinde davalıya 350.000,00 USD tutarında borç bankaya talimat yazma yolu ile havale geçildiğini,davalı yanın borçlu olduğu hususunun; icra dosyasında da yer alan 01.04,2016 tarihli banka dekontu ve davacı tarafından aynı tarihli bankaya yazılmış talimat yazısınca şüpheye mahal vermeyecek derecede açık olduğunu,davalı yanca 6 ayda ödeme taahhüt edilmesine rağmen yaklaşık 10 ay sonra 23.02.2017 tarihinde borcun 150.000,00 USD tutarındaki kısmı davacıya davalı borçlu tarafından ödendiğini,icra takip tarihine kadar ise davacı tarafından borçlu ile çok defa irtibata geçilerek borcun kalanının ödenmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından başkaca bir borç ödemesinin gerçekleşmediğini,davalı yanın, davacı ile olan karşılıklı görüşmelerinde hiçbir zaman borcunu inkar etmediğini, ancak, icra takibi ve arabuluculuk görüşmelerinde ise tam tersine tavır takındığını,davacı tarafından alacağının tahsili amacıyla; davacının taleplerine hiçbir şekilde olumlu dönüş sağlamayan davalıya karşı kalan tutar üzerinden icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını,davalı tarafından; davacıya kalan borcunun ortadan kalkmasına yönelik bir eylemde bulunulmadığı ve dahi ödeme yapılmadığı gibi, başlatılmış olan icra takibine de haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, davalının, itirazında kötü niyetli olduğunu ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere haksız itiraza dayalı tazminat ödemesi gerektiğini,davalının icra takibine itirazı üzerine davacı tarafından uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözümü adına ticari davalarda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını,Oysa ki davalı yanın, davacıya gönderdiği ... mesajlarında, borçlu olduğunu kabul etmekte ve bu konuda hiçbir itirazı olmadığına belirtmekte olduğunu,bu kapsamda İİK madde 67'ye göre haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan itiraz nedeniyle davalının takip talebine konu alacağın 420'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve bu tazminat bedelinin davalı borçludan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmesini arz ve tale...