Ticaret sicilinden kaydı silinen tüzel kişiliği bulunmayan kooperatif adına mükellefiyet işlemi tesis edilmesi hiçbir hukuksal sonuç doğurmayacağından bu işlemin davaya konu edilmesine olanak bulunmadığı; münfesih kooperatifin yargı yerlerinde temsil edilebileceğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle tasfiye memurunun, varlığı sona eren kooperatifi temsil edemeyeceği; vergi mahkemesince, ticaret sicilinden kaydının silinmesiyle tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilmesine rağmen usul hükümlerine uyulmaksızın idari davaya konu edilmesi mümkün olmayan mükellefiyet işleminin iptal edilmesinin hukuka uygun düşmediği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2010/7179 K. 2012/4378 T. 14.12.2012 İDARİ DAVANIN KONUSU MÜNFESİH KOOPERATİFİN TEMSİLİ TİCARET SİCİLİNDEN KAYDI SİLİNEN TÜZEL KİŞİLİĞİ BULUNMAYAN KOOPERATİF ADINA MÜKELLEFİYET İŞLEMİ TESİS EDİLMESİ HİÇBİR HUKUKSAL SONUÇ DOĞURMAYACAĞINDAN BU İŞLEMİN DAVAYA KONU EDİLMESİNE OLANAK BULUNMADIĞI; MÜNFESİH KOOPERATİFİN YARGI YERLERİNDE TEMSİL EDİLEBİLECEĞİNDEN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ, BU NEDENLE TASFİYE MEMURUNUN, VARLIĞI SONA EREN KOOPERATİFİ TEMSİL EDEMEYECEĞİ; VERGİ MAHKEMESİNCE, TİCARET SİCİLİNDEN KAYDININ SİLİNMESİYLE TÜZEL KİŞİLİĞİNİN SONA ERDİĞİNİN KABUL EDİLMESİNE RAĞMEN USUL HÜKÜMLERİNE UYULMAKSIZIN İDARİ DAVAYA KONU EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN MÜKELLEFİYET İŞLEMİNİN İPTAL EDİLMESİNİN HUKUKA UYGUN DÜŞMEDİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 49 İstemin Özeti: Davacı kooperatifin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (k) bendinde belirtilen muafiyet için öngörülen şartları taşımadığının tespiti üzerine adına 1.1.2006 tarihli itibarıyla tesis edilen kurumlar vergisi mükellefiyetinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İzmir 1. Vergi Mahkemesi 15.1.2010 gün ve E:2007/1503, K:2010/19 sayılı kararıyla; davacı kooperatifin, Türk Ticaret Kanunu'nun 81'inci maddesi gereğince ana sözleşmede gösterilen işlerini tamamlayarak, ferdi mülkiyete geçtiği, konutların ortaklar adına tescil edilerek dağıtıldığı, 19.11.2005 tarihinde tasfiye kararı alındığı, bu kararın ticaret siciline 21.12.2005 tarihinde tescil ve ilan edildiği, ayrıca 5520 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (k) bendinde ve 5 seri no.lu Kurumlar Vergisi Sirkülerinde tasfiye halindeki kooperatiflere ilişkin bir hükmün de yer almadığı, bu durumda, üst birliğe bağlı olarak kurumlar vergisinden muaf olarak faaliyet gösterene ve 19.11.2005 tarihinde tasfiye kararı alan, 21.12.2005 tarihinde bu kararı ticaret sicilinde ilan ve tescil edilen, başka bir ifadeyle tasfiye haline giren davacı kooperatifin tasfiye sonrasında 13.6.2006 tarihinde yayımlanan 5520 sayılı Kanunun geçici 1'inci maddesinin 8 numaralı fıkrası hüküm uyarınca aynı Kanunun 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları taşıması zorunluluğunun aranmasında ve kurumlar vergisi mükellefiyet tesisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Davalı idarece, tasfiyesi tamamlanana kadar sorumluluğu devam eden davacı kooperatif adına muafiyet şartlarını taşımadığından tesis edilen mükellefiyet işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: ''''''''' Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmüştür. Savcı: ''''''''' Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin ...