Ticaret sicilinden silinmesiyle tüzel kişiliği sona eren şirketin borçlu kılınması mümkün olmadığından, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri ile ihbarname düzenlenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2008/6803 K. 2010/5846 T. 3.11.2010 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU MÜNFESİH ŞİRKET İHBARNAME TİCARET SİCİLİNDEN SİLİNMESİYLE TÜZEL KİŞİLİĞİ SONA EREN ŞİRKETİN BORÇLU KILINMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN, MÜNFESİH ŞİRKET ADINA TARH VE CEZA KESME İŞLEMLERİ İLE İHBARNAME DÜZENLENMESİNİN HUKUKEN MÜMKÜN BULUNMADIĞI HK. 213/md. 10 6183/md. 35 İstemin Özeti: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2004 yılı kanuni defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle, 2004/Ocak-Haziran, Ağustos, Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2004/Aralık dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının terkini istemiyle açılan davayı; olayda, davacı şirketin tasfiyeye girdiği ve tasfiyesinin tamamlanarak 7.2.2007 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği, bu itibarla, tüzel kişiliği sona eren ve hukuken mevcut olmayan davacı şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınmasının mümkün olmadığı, hukuk aleminde var olmayan şirket adına tesis edilen işlemlerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmeyeceği, bu hukuki durum karşısında feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin temsilinin ya da şirket adına dava açılmasının da mümkün olamayacağı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddeden İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 3.6.2008 tarih ve E:2007/1352, K:2008/750 sayılı kararının; davanın tasfiye memuru tarafından açıldığı, dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Davacı şirket adına 2004/Ocak-Haziran, Ağustos, Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2004/Aralık dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının terkini istemiyle açılan davayı 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddeden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak belirtilmiştir. İptal dav...