Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve ilk vergi ceza ihbarnamelerinin şirket müdürüne tebliğ edildiği adres davalı idarenin bilgisi dahilinde olup 213 sayılı yasanın 101'inci maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisinin adresi bilinen adres kapsamında sayılacağından, vergi borçlusu şirkete ait 2 no'lu ihbarnamelerin söz konusu adreste tebliğine çalışılmadan şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde tebliğ edilememesi nedeniyle ilan yoluyla tebliğinde hukuka uygunluk bulunmadığından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerekirken, aksi yönde verilen vergi mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2010/6346 K. 2012/1145 T. 9.4.2012 TEBLİGAT İLANEN TEBLĞ ASIL BORÇLU ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN VE İLK VERGİ CEZA İHBARNAMELERİNİN ŞİRKET MÜDÜRÜNE TEBLİĞ EDİLDİĞİ ADRES DAVALI İDARENİN BİLGİSİ DAHİLİNDE OLUP 213 SAYILI YASANIN 101'İNCİ MADDESİ UYARINCA ŞİRKETİN KANUNİ TEMSİLCİSİNİN ADRESİ BİLİNEN ADRES KAPSAMINDA SAYILACAĞINDAN, VERGİ BORÇLUSU ŞİRKETE AİT 2 NO'LU İHBARNAMELERİN SÖZ KONUSU ADRESTE TEBLİĞİNE ÇALIŞILMADAN ŞİRKETİN TİCARET SİCİLİNE KAYITLI ADRESİNDE TEBLİĞ EDİLEMEMESİ NEDENİYLE İLAN YOLUYLA TEBLİĞİNDE HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞINDAN DAVACI ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİNİN İPTALİ GEREKİRKEN, AKSİ YÖNDE VERİLEN VERGİ MAHKEMESİ KARARINDA YASAL İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 213/md. 93 , 101 , 103 İstemin Özeti: Davacı adına, ''.. Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil imkanı kalmayan amme alacağı için ortak sıfatıyla düzenlenen 30.7.2008 tarih ve 0048 ila 51 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; davacının anılan şirkete 12.10.2000 tarihinde ortak olduğu, 23.5.2005 tarihine kadar bu sıfatını devam ettirdiği, şirket adına düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin şirket müdürünün adresinde tebliğ edildiği, ihbarnamelere karşı açılan davanın geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden reddedilmesi üzerine düzenlenen 2 no'lu ihbarnamelerin şirketin 2017 sokak No:2/3 Karşıyaka/İzmir adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ yoluna gidildiği, ödeme emirlerinin de aynı usulle ilanen tebliğ edildiği, ödemede bulunulmaması ve dava açılmaması sonucu şirket hakkında yurt çapında yapılan malvarlığı araştırmasıyla herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı anlaşıldığından 6183 sayalı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35'inci maddesi uyarınca davacı adına ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 28.7.2010 gün ve E: 2010/306, K: 2010/1041 sayılı kararının; amme alacağının asıl borçlu şirket yönünden zamanaşımına uğradığı, kendisinin 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesine göre takibinin yasal olmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: '''''''''' Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: ''''''''''. Düşüncesi: 5766 sayılı Yasanın geçici 1. Maddesi Anayasa Mahkemesinin E: 2009/39 esas sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, temyiz konusu kararda 5766 sayılı Yasanın geçici 1. Maddesi uyarınca, 6183 sayılı Yasanın 5766 sayılı ile değişik 35. Maddesinin hukuki dayanak alınması hukuka uygun değil ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93'üncü maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili...