Borçlu şirket adına düzenlenen ve ilk vergi ve ceza ihbarnamelerinin şirket müdürüne tebliğ edildiği adres davalı idarenin bilgisi dahilinde olup, 213 sayılı vergi usul kanununun 101?inci maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisinin adresi bilinen adres kapsamında sayılacağından, vergi borçlusu şirkete ait ihbarnamelerin söz konusu adreste tebliğine çalışılmadan şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde tebliğ edilmemesi neden gösterilerek ilan yoluyla tebliğinde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2013/117 K. 2015/3744 T. 26.5.2015 BİLİNEN ADRESE YAPILAN TEBLİGAT BORÇLU ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN VE İLK VERGİ VE CEZA İHBARNAMELERİNİN ŞİRKET MÜDÜRÜNE TEBLİĞ EDİLDİĞİ ADRES DAVALI İDARENİN BİLGİSİ DAHİLİNDE OLUP, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNUN 101?İNCİ MADDESİ UYARINCA ŞİRKETİN KANUNİ TEMSİLCİSİNİN ADRESİ BİLİNEN ADRES KAPSAMINDA SAYILACAĞINDAN, VERGİ BORÇLUSU ŞİRKETE AİT İHBARNAMELERİN SÖZ KONUSU ADRESTE TEBLİĞİNE ÇALIŞILMADAN ŞİRKETİN TİCARET SİCİLİNE KAYITLI ADRESİNDE TEBLİĞ EDİLMEMESİ NEDEN GÖSTERİLEREK İLAN YOLUYLA TEBLİĞİNDE HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 101 İstemin Özeti: Davacı adına, ... Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil imkanı kalmadığı ileri sürülen amme alacağı için ortak sıfatıyla düzenlenen 30.7.2008 tarih ve 34 ve 36 takip no.lu ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Üçüncü Dairesince verilen bozma kararına uyan İzmir 1. Vergi Mahkemesi 18.9.2012 gün ve E:2012/1062, K:2012/1170 sayılı kararıyla; borçlu şirket adına düzenlenen ve ilk vergi ve ceza ihbarnamelerinin şirket müdürüne tebliğ edildiği adres davalı idarenin bilgisi dahilinde olup, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101?inci maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisinin adresi bilinen adres kapsamında sayılacağından, vergi borçlusu şirkete ait (2) no?lu ihbarnamelerin söz konusu adreste tebliğine çalışılmadan şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde tebliğ edilmemesi neden gösterilerek ilan yoluyla tebliğinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda usulüne uygun kesinleşmeyen vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, davacının ortağı olduğu şirket adına yapılan tarhiyatların kesinleşmesi üzerine düzenlenen (2) no?lu ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirket ortağı sıfatıyla davacının sorumlu olması nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi: ......................... Düşüncesi : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen karara yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Üçüncü Dairesinin 9.4.2012 gün ve E:2010/6347, K: 2012/1146 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verdiği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 26.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...