Aynı kişinin hem davacı şirketin hem de yurtdışındaki şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olması tek başına bu firmalar arasında daimi temsilcilik ilişkisi doğmasına yetmediğinden, yurt dışında yerleşik firmaya ihraç mallarının pazarlanması konusunda verdiği aracılık hizmeti karşılığında yaptığı ödemeler üzerinden davacı şirketin bu firma hesabına ve kendi adına daimi temsilci sıfatıyla kurumlar vergisi tevkifatı yaparak beyanda bulunması gerekmediği hakkında.
3. Daire 2009/2479 E. , 2010/2791 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2009/2479 Karar No: 2010/2791 Temyiz Eden :Vergi Dairesi Başkanlığı -ADANA Karşı Taraf : … Vekili :… İstemin Özeti : Yurt dışında yerleşik ... . isimli firmaya, ihraç mallarının pazarlanması konusunda aracılık hizmeti vermesi karşılığında yaptığı komisyon ödemeleri üzerinden, bu firma hesabına ve kendi adına daimi temsilci sıfatıyla kurumlar vergisi tevkifatı yaparak beyan etmediğinin saptanması nedeniyle adına 2006 yılı için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisini; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3'üncü maddesinde kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların yalnızca Türkiye'de elde ettiği kazançlar üzerinden vergilendirileceği, dar mükellefiyete tabi kurumların daimi temsilci sayılabilmesi hakkında Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 8'inci maddesinde, daimi temsilcinin, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimse olduğunun belirtildiği, davacı kurumun ortakları arasında ... isimli kişinin, aynı zamanda komisyon ödemesinde bulunulan yurt dışında yerleşik ... unvanlı firmanın da her türlü işlerinden sorumlu ve birinci derecede imzaya yetkili ortağı olduğundan hareketle davacı ile bu firmanın bir grup şirketi oldukları ve aralarındaki bu organik ilişkinin, davacı şirketin ... 'nin daimi temsilcisi olduğunu gösterdiği sonucuna ulaşılarak adı geçen şirkete yapılan komisyon ödemeleri üzerinden davacı şirketin daimi temsilci sıfatıyla kendi namına ve bu firma hesabına kurumlar vergisi tevkif ederek beyan etmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak cezalı tarhiyat yapıldığı, ... . firmasının Türkiyede 213 sayılı Yasada tanımlanan şekilde bir işyeri bulunmadığı, daimi temsilcilik ilişkisinin varlığının kabulü için bir hizmet veya vekalet akdinin bulunması gerekmesine karşın, davacı ile adı geçen kurum arasında herhangi bir hizmet veya vekalet akdi bulunmadığı gibi, davacı şirketin adı geçen kurum adına belirli bir süreyle veya çeşitli defalar ticari işlemler yapmaya yetkili kılındığına dair herhangi bir tespitte de bulunulmadığı, ... 'nin hem davacı şirketin hem de Amerika'da yerleşik ... .'nın ortağı ve kanuni temsilcisi olmasının tek başına adı geçen firmalar arasında bir daimi temsilcilik ilişkisi doğurduğu sonucuna götüremeyeceği, bununla birlikte 213 Sayılı yasanın 3'üncü maddesi gereği vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamalelerinin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtildiğinden daimi temsilciliğe ilişkin bir yazılı sözleşme olmasa bile yapılan hizmet ve ticari faaliyetin niteliğine göre yapılan işlemlerin daimi temsilcilik kapsamında değerlendirilebileceği düşünülse de bu durumun ayrı tüzelkişiliğe sahip, yurt dışında faaliyette olan, ortaklık yapısı ve çalışma şartları farklı olan şirketler arasındak...