Limited şirketin ortağı olan davacı adına şirketin vergi borcundan dolayı yurt dışına çıkış yasağı konulmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hk.
Danıştay 10. Daire E. 2006/6397 K. 2009/1659 T. 13.3.2009 YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI LİMİTED ŞİRKETİN ORTAĞI OLAN DAVACI ADINA ŞİRKETİN VERGİ BORCUNDAN DOLAYI YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI KONULMASINA İLİŞKİN İŞLEMDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK. 5682/md. 22 6183/md. 36/A İstemin Özeti: Limited şirketin ortağı olan davacı adına, şirketin vergi borcundan dolayı yurt dışına çıkış yasağı konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İzmir 4. İdare Mahkemesince; vergi borcundan dolayı davacının yurt dışına çıkışının yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı'nın Düşüncesi: Davacının vergi borcu bulunduğundan bahisle hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22. maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağı konulmasına dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin olarak İdare Mahkemesince verilen kararı davacı temyiz etmekte ve bozulmasına karar verilmesini istemektedir. 8.12.2007 günlü ve 26724 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 18.10.2007 günlü ve E:2007/4, K:2007/81 sayılı kararıyla; 5682 sayılı Pasaport Kanununun 3463 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 22. maddesinin birinci fıkrasının "... vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere..." bölümünün iptaline karar verilmiştir. Dava konusu işlemin hukuki dayanağını teşkil eden yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin anılan kararıyla iptal edilmiş olması ve Anayasanın 11. maddesinde düzenlenen Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi karşısında, Anayasa Mahkemesince iptal edilen bir kanun hükmünün, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bulunan davalara konu işlemlerin hukuk dayanağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Bu itibarla, sözü edilen Anayasa Mahkemesi kararı gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince görüşüldü: İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddi ile İzmir 4. İdare Mahkemesinin 14.6.2006 tarih ve E:2004/1219, K:2006/969 sayılı kararının ONANMASINA, 13.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. '''''o ''''' kanun 5682 6183 madde 5682 22 , 6183 36/a