Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davalı şirketin Avrupadaki Türk işçilerinden para tahsil eden şirketlerden biri olduğunu, istenildiği her ay geri alınabileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği gibi garantilerle mevzuata aykırı bir şekilde para toplayarak başlangıçta yeni yatırımcıdan sağlanan kazancın kâr payı vadesi gelmiş yatırımcıya ödenmesi ile güven ortamı yarattığını, yatırımcıların dini ve milli duygularını da kullanmak suretiyle haksız çıkar sağladığını, müvekkilinin 22/10/2000 tarihli teslim tesellüm belgesi ile 43.200 DM 'nin tahsil edildiği, yapılan bu tahsilat karşılığında davalıya ait hisse senetlerinin müvekkiline verildiğini, mevduat toplama faaliyetlerinin sadece bankalar ile özel finans kurumları tarafından...
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2018/837 Esas KARAR NO : 2019/956
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2015 KARAR TARİHİ : 02/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davalı şirketin Avrupadaki Türk işçilerinden para tahsil eden şirketlerden biri olduğunu, istenildiği her ay geri alınabileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği gibi garantilerle mevzuata aykırı bir şekilde para toplayarak başlangıçta yeni yatırımcıdan sağlanan kazancın kâr payı vadesi gelmiş yatırımcıya ödenmesi ile güven ortamı yarattığını, yatırımcıların dini ve milli duygularını da kullanmak suretiyle haksız çıkar sağladığını, müvekkilinin 22/10/2000 tarihli teslim tesellüm belgesi ile 43.200 DM 'nin tahsil edildiği, yapılan bu tahsilat karşılığında davalıya ait hisse senetlerinin müvekkiline verildiğini, mevduat toplama faaliyetlerinin sadece bankalar ile özel finans kurumları tarafından yürütülebileceğini, davalı tarafından müvekkilinden istenildiği zaman geri alınabileceği ve karşılığında faiz getirisi verilebileceği vaat ve garantileri ile para tahsil edilmesinin bankalar kanunu mevzuatına aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkilinden tahsil edilen 23.200 DM 'nin karşılığı olan 22.087,81 Euro 'nun tahsil tarihi itibariyle 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya karşı cevabında, davanın zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, ticarette kazanç ve kaybın kardeş olduğunu, müvekkilinin halen aktif bir şirket olduğunu, ticari faaliyetlerine devam ettiğini ve reel bir değerinin olduğunu, davacının davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığını, faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olup Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile "Davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunun tespiti için davalı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, sunulan raporda, davacıya teslim edilen hisselerin pay defterinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, bu rapor doğrultusunda davacının davalıya ortak olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, raporda davacıya teslim edilen hisselerin pay defterinde kayıtlı olduğu hususunun yanı sıra 2001 ile 2013 yılları arasında gerçekleştirilen genel kurul toplantılarının sınırlı sayıda ortağın (yaklaşık 5 yada 6) hazır bulunması ile icra edildiği de tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kar payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girip girmediği de belli değildir. Ayrıca dosya k...