Tarh dosyasında bulunan iş yeri ve ikamet adresleri ile sonradan tespit edilen başka adresinde bulunamayan ve bu nedenle işi bırakmış addolunarak mükellefiyet kaydı vergi dairesince re'sen silinen şirkete ihbarnamelerin usule uygun olarak ilan yoluyla duyurulmasında ve kesinleşen kamu alacağının ödeme emriyle istenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı hakkında.
3. Daire 2006/4002 E. , 2007/2453 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2006/4002 Karar No: 2007/2453 Temyiz Eden : Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğü-ADANA Karşı Taraf : … İstemin Özeti : 2002 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermemesi nedeniyle re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve fon payının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrini; ödeme emriyle istenen vergi ve cezanın duyurulduğu ihbarnamenin davacı şirketin işe başlama bildiriminde ortakların ikamet adresi olarak bildirilen "…" adresine tebligata çıkarıldığına dair bir belge dosyaya sunulmadığı gibi sözü edilen adreste şirket ortaklarının tanınmadığının saptandığı ve ihbarnamelerin ilan yoluyla duyurulduğu 22.6.2005 tarihinden dört ay sonra düzenlendiği anlaşılan yoklama fişine dayanılarak şirket ortaklarının sözü edilen adreste bulunmadığının kabul edilemeyeceği, bu durumda ilanen tebilğ için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden … 2. Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; 15.4.2005 tarihinde yapılan yoklama ile ikamet adresi olarak bildirilen "…" adresinde şirket ortaklarının ikamet etmedikleri tespit edildiğinden, ihbarnamelerin bu adrese tebligata çıkarılmadığı, bilinen diğer adreslerde de davacı şirkete ve ortaklarına ulaşılamadığından ihbarnamelerin ilan yoluyla duyurulduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : 213 sayılı Yasanın 101'inci maddesinden bilinen adres olarak sayılan davacının işe başlamada bildirdiği adreslerde başka sebeplerle yapılan yoklamalarda davacının bulunamaması ihbarnamenin ilan yoluyla tebliği için yeterli olmayıp, ihbarnamenin sözü edilen adreslere tebliğe çıkarılmadan kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 93'üncü maddesinde tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilmesi öngörülmüş ve aynı Yasanın 103'üncü maddesinde muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı tebliğin yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılması kurala bağlanmış ve 101...