Yükümlünün ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı tutanakla belirlenen; satın alma tutarı, parselasyon masrafları, tapu harcı ve eğitime katkı payından oluşan giderlerinin satış bedelinden düşülmesi suretiyle takdir olunan matrah ve bu matrah üzerinden yapılan vergilemeyi; devamlılık unsuru içermeyen satışların ticari faaliyet kapsamında nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle kaldıran vergi mahkemesi kararında yasaya uygunluk görülmediği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2003/992 K. 2004/2769 T. 3.11.2004 TİCARİ KAZANÇ RE?SEN VERGİ TARHI DEVAMLILIK UNSURU YÜKÜMLÜNÜN İHTİRAZİ KAYIT KOYMADAN İMZALADIĞI TUTANAKLA BELİRLENEN; SATIN ALMA TUTARI, PARSELASYON MASRAFLARI, TAPU HARCI VE EĞİTİME KATKI PAYINDAN OLUŞAN GİDERLERİNİN SATIŞ BEDELİNDEN DÜŞÜLMESİ SURETİYLE TAKDİR OLUNAN MATRAH VE BU MATRAH ÜZERİNDEN YAPILAN VERGİLEMEYİ; DEVAMLILIK UNSURU İÇERMEYEN SATIŞLARIN TİCARİ FAALİYET KAPSAMINDA NİTELENDİRİLEMEYECEĞİ GEREKÇESİYLE KALDIRAN VERGİ MAHKEMESİ KARARINDA YASAYA UYGUNLUK GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 193/md. 37 213/md. 30 İstemin Özeti: Gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği ticari kazancını beyan etmediği görüşüyle davacı adına 1998 yılı için re'sen salınan ağır kusur cezalı gelir ve fon payı ile kesilen özel usulsüzlük cezalarını; davacının 1997 yılında satın aldığı arazinin 22.05.1997 tarihinde parselasyona tabi tutulması sonucu oluşturulan (4) adet arsayı 30.9.1998 tarihinde iki ayrı şahsa sattığının tespiti üzerine, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37'nci maddesinin 2'nci fıkrasının (6) işaretli bendine göre ticari faaliyet kapsamında değerlendirilen bu satış işleminden sağlanan kazancın anılan maddenin (4) bendine göre belirlendiğinin anlaşıldığı, olayda davacının 4'üncü bent kapsamında devamlılık arz edecek şekilde gayrimenkul alım satımı yaptığına dair somut bir tespit bulunmadığından yapılan tarhiyatta yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle kaldıran ... Vergi Mahkemesinin 27.11.2002 gün ve E:2000/1210, K:2002/948 sayılı kararının; vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı ... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesinde verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Gelir Vergisi Kanununun 37'inci maddesinin birinci fıkrası, her türlü ticari ve sınai faaliyetten elde edilen kazancı ticari kazanç olarak tanımlanmış ikinci fıkrada ise altı bent halinde sayılan işlerin de ticari kazanç sayılacağı kurala bağlanmıştır. Maddenin ilk fıkrası; bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesini, kazanç sağlanması ve kazanç sağlanan faaliyetin devamlı olması koşullarına bağlamıştır. İkinci fıkranın bentlerine giren işlerde ise bu nitelik araştırılmaksızın elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu olay ikinci fıkranın 6'ncı bendi kapsamında olup, satın alma yoluyla iktisap edilen arazinin yasada öngörülen süre içinde ...