DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/06/2018 KARAR TARİHİ: 07/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bankaların telefon ve internet bankacılığına kısaca "Dijital Bankacılık" adını verdiğini, şubelerde muhataplarının banka memurları, internet bankacılığında muhataplarının banka Internet şubesi ve telefon bankacılığında muhataplarının telefon bankacılığı programları olup, internet ve telefon üzerinden bankaya ait programlarla yapılan işlem ile banka şubesinde görevli memurların yapmış olduğu işlemler arasında hiçbir farkın olmadığını, fiili ve hukuki olarak aynı sonuçları doğurduğunu, yasalar banka kanalıyla işlem yapmayı, bankalar ise dijital bankacılık ile işlem yapmayı dayattığından, dijital bankacılık sebebiyle yaşanabilecek...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/562 Esas KARAR NO: 2019/402
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/06/2018 KARAR TARİHİ: 07/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bankaların telefon ve internet bankacılığına kısaca "Dijital Bankacılık" adını verdiğini, şubelerde muhataplarının banka memurları, internet bankacılığında muhataplarının banka Internet şubesi ve telefon bankacılığında muhataplarının telefon bankacılığı programları olup, internet ve telefon üzerinden bankaya ait programlarla yapılan işlem ile banka şubesinde görevli memurların yapmış olduğu işlemler arasında hiçbir farkın olmadığını, fiili ve hukuki olarak aynı sonuçları doğurduğunu, yasalar banka kanalıyla işlem yapmayı, bankalar ise dijital bankacılık ile işlem yapmayı dayattığından, dijital bankacılık sebebiyle yaşanabilecek olumsuzluklarda müşteriye / vatandaşa sorumluluk yüklenmesinin hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığını, telefon bankacılığı, internet bankacılığı sistemlerinin kurulması ile ATM ya da şube açılışı arasında bir fark bulunmadığını, internet bankacılığının, internet şubesinin kurulması işlemesi ve güvenliğinden bankaların sorumluğunda olduğunu, bankaların mudiler ite yapmış olduğu vadeli/vadesiz tasarruf mevduatı sözleşmesinin hukuki niteliği 4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 61. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşme olduğunu, BK.386 ve 387. maddeler uyarınca ve aynı kanunun 570/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın tün sorumluluğunun mutlak seklide saklayana geçtiğini, banka ile mudi arasındaki sözleşmelerin nitelikleri konusunda tartışmalar olmakla birlikte, BK Mad 386 ve 570'de düzenlenmiş olan "karz" ve "usulsüz tevdi" hükümlerine tabi olduğunu, mevduatın muhafazası ve başkaca bankacılık hizmetleri neden ile mevduat sözleşmelerinin "vedia" ve BK Mad 502 hükümlerini de içinde barındırdığını, bankaların kendilerine yatırılan paraları müşterilerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğunu, mevduat sözleşmesinde vadeli vadesiz hesaba yatırılan paranın mülkiyetinin müşterinden bankaya geçtiğini, bu durumda ne şekilde çalındığının önemi olmaksızın bankada bulunan paranın çalınması halinde zararın bankaya ait olduğunu, bankanın kusurlu olup olmamasının hiç bir öneminin bulunmadığını, dijital bankacılığın kurulumu nasıl bankalarca yapılmış ise, yasalar gereği aynı seklide bu dijital bankacılığım geliştirilmesi, işleyişi, kontrolü ve güvenliğinin bankaların sorumluluğunda olduğunu, dijital bankacılığın düzenlenmesi ve kontrolü tamamen bankaların elinde olup vatandaşların bireysel olarak bu konuda üzerlerine düşen tek sorumluluğun bankaların uyarısını dikkate alarak bu ...