Tescil ve ilan edilmeyen ortak değişikliğinin idareyi bağlamayacağı hk.
3. Daire 2002/662 E. , 2004/411 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2002/662 Karar No: 2004/411 Temyiz Eden : Çakabey Vergi Dairesi Başkanlığı-İZMİR Karşı Taraf : … İstemin Özeti : Paylarını 21.5.1996 tarihli ve … sayılı hisse devir sözleşmesiyle devrederek, ortaklığından ayrıldığı limited şirketin 1996, 1997 ve 1998 yıllarına ait vergi borçlarının şirketin varlığından tahsil imkanı kalmadığının anlaşılması üzerine, amme alacağının güvence altına alınması amacıyla valilik oluruna istinaden davacının 1.030.000.000.- lira tutarındaki ev eşyasına uygulanan ihtiyati haczi; 6183 sayılı Kanunun 13'üncü ve 35'inci maddeleri uyarınca, amme alacağının sermaye hisseleri oranında ortakların mal varlığından tahsili yoluna gidilebilmesi için öncelikle şirket mal varlığından ve kanuni temsilcilerden aranması gerektiği, her ne kadar hisse devri Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmemişse de, Türk Ticaret Kanununun 520'inci maddesine uygun olarak limited şirketteki hissesinin tamamını ihtiyati hacizden çok önce noterde onaylı hisse devir sözleşmesi ile ...'e devrettiği ve bu devrin karar defterine kaydedildiği anlaşılan davacının, ortak sıfatını kaybettiği için şirketle hiçbir hukuki bağı kalmadığından ve hisse devrinden sonraki dönemlere ait vergi borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından malları üzerine konulan ihtiyati hacizde yasaya uygunluk görülmediği, amme alacağının bir kısmı davacının şirket ortağı olduğu 1996 takvim yılına ilişkin bulunmakta ise de davacının hisse devrinde muvazaa bulunduğu ve sadece vergi borçlarından kurtulmak amacıyla yapıldığı veya devir mukavelesinde, devirden önceki şirket borçlarından davacının sorumlu olacağı yönünde bir kayıt bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davacının malları üzerine ihtiyati haciz konulmasında bu yönden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; Türk Ticaret Kanununun 511'inci maddesi uyarınca ortaklardaki değişikliğin şirket mukavelesi değişikliğini de gerektirdiği, aynı Kanunun 515'inci maddesinde de limited şirketlerin mukavele değişikliklerinin tescil ve ilan edilmesinin zorunlu kılındığı ve mukavelenin değiştirilmesi hakkındaki kararların üçüncü şahıslar hakkında ancak tescil tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği kurala bağlandığından, tescil ve ilan edilmeyen ortak değişikliği kararının idareyi bağlamayacağı, kaldı ki 2000 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde davacının halen ortak olduğunun bildirildiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi ...