Ödediği işyeri kirasını davalı idareye bildirmeyen ve zamanında tevkifata tabi tutmayan davacı adına salınan vergi ve fon payında yasaya aykırılık bulunmadığı, takibe konu verginin işyeri sahibince ödenmesi karşısında ağır kusur cezası kesilemeyeceği hakkında
Danıştay 3. Daire E. 2000/498 K. 2003/1015 T. 27.2.2003 KİRA STOPAJI ÖDEDİĞİ İŞYERİ KİRASINI DAVALI İDAREYE BİLDİRMEYEN VE ZAMANINDA TEVKİFATA TABİ TUTMAYAN DAVACI ADINA SALINAN VERGİ VE FON PAYINDA YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI, TAKİBE KONU VERGİNİN İŞYERİ SAHİBİNCE ÖDENMESİ KARŞISINDA AĞIR KUSUR CEZASI KESİLEMEYECEĞİ HAKKINDA 193/md. 47 , 94 Temyiz Eden: .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Oto elektrik tamirciliğinden dolayı götürü usulde gelir vergisi mükellefi iken 1.1.1996 tarihi itibarıyla gerçek usule geçirilen davacının 1.10.1997 tarihinde yaptığı kira ödemelerine ilişkin muhtasar beyannamesini vermemesi nedeniyle re'sen salınan ağır kusur cezalı gelir (stopaj) vergisi ve fon payını; davacının işyeri emlak vergi değerinin Gelir Vergisi Kanununun 47'nci maddesinin (2) işaretli bendinde yer alan haddi aştığının saptanması sonucu gerçek usulde vergilendirilmesinin Mahkemelerinin 8.12.1999 gün ve E: 1999/382, K: 1999/465 sayılı kararıyla yasaya uygun bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından ödenen kira nedeniyle gayrimenkul sermaye iradı elde eden işyeri sahibince bu gelir beyan edilmiş ise de, bu durumun gerçek usulde gelir vergisi olan davacının Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinde öngörülen tevkifat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle ödediği işyeri kirasını davalı idareye bildirmeyen ve zamanında tevkifata tabi tutmayan davacı adına salınan vergi ve fon payında yasaya aykırılık bulunmadığı, takibe konu verginin işyeri sahibince ödenmesi karşısında ağır kusur cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle ağır kusur cezasını kusur cezasına çevirmek suretiyle değiştiren .... Vergi Mahkemesinin 13.12.1999 gün ve E: 1999/384, K: 1999/471 sayılı kararının; işyeri sahibinin elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını beyan edip vergisini ödediğinden, dava konusu tarhiyatın mükerrerliğe yol açtığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği düşünüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına...