Davacının arsa payı karşılığı yapılan inşaattan kendisine kalan bağımsız bölümlerin satış bedellerinin tespiti hk.
Danıştay 3. Daire E. 2000/3387 K. 2003/560 T. 29.1.2003 BAĞIMSIZ BÖLÜMLERİN SATIŞ BEDELİNİN TESPİTİ DAVACININ ARSA PAYI KARŞILIĞI YAPILAN İNŞAATTAN KENDİSİNE KALAN BAĞIMSIZ BÖLÜMLERİN SATIŞ BEDELLERİNİN TESPİTİ HK. 213/md. 30 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Ltd. Şti. İstemin Özeti: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yaptığı inşaattan kendisine kalan bağımsız bölümlerin satış bedelini düşük beyan ettiği görüşüyle davacı adına 1994 yılı için re'sen salınan kaçakçılık cezalı kurumlar vergisi ve fon payı ile kesilen özel usulsüzlük cezasını; inceleme elemanının yaptığı araştırmaya göre sitedeki bağımsız bölüm satış bedellerinin 60.000-100.000 Alman Markı arasında olduğunun tespit edildiği belirtilmesine rağmen bu fiyattan kimlere satış yapıldığı hususunda bir saptama yapılmadığı, varsayım yoluyla takdir edilen matrahın yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle kaldıran .... Vergi Mahkemesinin 7.3.2000 gün ve E: 1999/491, K: 2000/143 sayılı kararının; bağımsız bölümlerin satış bedeli ve maliyetinin yükümlünün ifadesi doğrultusunda saptandığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Tutanağa alınan ifadesiyle satış bedelinin emsaline nazaran düşük gösterildiğini beyan eden davacının bu beyanını esas alan vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Arsa payı inşaat sözleşmesi uyarınca 1994 yılında tamamladığı inşaattan kendisine kalan bağımsız bölümlerin satış hasılatını eksik beyan ettiği, söz konusu inşaata ait bir kısım maliyetleri de kaydetmediği saptanan davacı adına salınan vergiler ile kesilen cezaları kaldıran vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiş olup ileri sürülen iddialar kararın, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin 2'nci fıkrasının (4) numaralı bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüzlük ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re'sen tarh nedeni olarak öngörülmüştür. Aynı Yasa'nın 134'üncü maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, saptamak ve sağlamak olduğu belirtilmiştir. Arsa payı karşılığı yapılan inşaat...